ben olsam

ben olsam

ben olsam
Land Türkei
Sprache TR
Folgen 27
Letzte 12.06.2026

Dünyanın ilk ve tek, sadece kendine odaklanmana yardımcı olan podcast'i. Her hafta, farklı bakış açıları ve hayatın içinden örneklerle kendimize dönmenin yollarını konuşacağız. Çünkü bana göre insan kendine odaklandığında bir çok sorunu çözülür.

Folgen

  • ben olsam ne yapıyorsam daha azını yapardım 12.06.2026 28Min.
    Bundan sonra ne yapıyorsak daha az yapıyoruz.Bir konuyu fazla düşününce çözmüş olmuyoruz. Bir duyguyu fazla büyütünce daha sahici yaşamış olmuyoruz. Bir işi sürekli kurcalayınca daha iyi hale getirmiş olmuyoruz.Bu bölümde daha az üretmeyi, daha az açıklamayı, daha az kontrol etmeyi, daha az tepki vermeyi, zorlamadan çalışmayı, kendini kaybetmeden sevmeyi, bütün varlığını bağlamadan istemeyi ve hayatı anlamak için bazen biraz durmayı konuşuyorum.Bu bölümde geçen referanslar:Herbert Simon – dikkat kıtlığı ve bilgi bolluğu“Eğer her şey önemliyse, hiçbir şey önemli değildir” yaklaşımıLess is more / Az çokturBlaise Pascal – “Vaktim olsaydı daha kısa yazardım” sözüMax Weber – çalışma ahlakı ve modern kültürAristoteles – iyi yaşam fikriTaoizm – Wu Wei kavramıViktor Frankl – uyaranla tepki arasındaki boşlukBudizm – Orta Yol öğretisiVirginia Woolf – moments of being / varoluş anlarıSøren Kierkegaard – “Hayat ileri doğru yaşanır ama geriye doğru anlaşılır”
  • ben olsam bir şeyi yapamıyorum demek yerine görülmekten mi korkuyorum diye sorardım 10.05.2026 34Min.
    Bu bölümde “Ben neden bu kadar basit bir şeyi yapamıyorum?” dediğimiz anların aslında içimizdeki büyük korkulara işaret edebildiğinden bahsediyoruz. Mesaj atamamak, dosyayı gönderememek, yardım isteyememek, bir ilişkiye yaklaşamamak, yazdığın şeyi birine okutamamak… Bu bölümde görülme korkusunu, aydınlanmaktan neden kaçtığımızı, aşırı farkındalık sandığımız şeyin nasıl tetikte yaşama haline dönüşebildiğini ve kendini bilmenin bazen neden bu kadar rahatsız edici olduğunu konuşuyoruz.Çünkü bazen en çok ertelediğimiz şey, en çok görünür olacağımız şeydir.Referanslar:Rasyonalizasyon, toplumsal cinsiyet rolleri, spotlight effect, ruminasyon, içsel motivasyon, Carol Dweck’in öğrenme odağı / performans odağı yaklaşımı, Delphi Tapınağı’ndaki “Kendini bil” sözü.
  • ben olsam sorunlarımı çözmek için terapiye gitmeden önce spinoza okumaya başlardım 03.05.2026 39Min.
    Bu bölümde “Felsefe bir terapi midir, insan felsefeyle iyileşebilir mi?” sorusunun peşine düşüyorum. Kendi iyileşme sürecimde felsefenin bana nasıl alan açtığını anlatıyorum. Spinoza’nın haklılık ve nedenler üzerine düşündüren bakışından, Stoacıların kontrol ve sorumluluk ayrımına, Nietzsche’nin acıdan güç çıkarma fikrinden Viktor Frankl’ın anlam arayışına, Budizm ve Hinduizm’in teslimiyet ve akış anlayışına uzanan kişisel bir bölüm bu.Benim için felsefe klasik anlamda “rahatlatan” bir terapi değil, insanı kendisiyle yüzleştiren, hikayesine başka bir yerden bakmayı öğreten bir alan. Referanslar:Pelin Dilara Çolak – Varoluşun Halleri https://podcasts.apple.com/tr/podcast/felsefeyle-terapinin-savunusu/id1876606994?i=1000749286262 Baruch Spinoza – EthicaStoacılık – Epiktetos, Seneca, Marcus AureliusFriedrich Nietzsche – Putların Alacakaranlığı / “Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir”Viktor Frankl – İnsanın Anlam ArayışıBudizm – acı, tutunma, geçicilik, farkındalıkHinduizm – teslimiyet, akış, meditasyon, mantra ve ritüellerDr. Ahmet Arslan – Spinoza anlatımları
  • ben olsam bir şeyi çözmek istiyorsam çözüme değil soruya odaklanırdım 26.04.2026 33Min.
    Bazen bizi asıl yoran şey yaşadığımız olay değil, o olayın içimizde dokunduğu duygudur. Bir kavga, geç gelen bir mesaj, işsizlik, reddedilme ya da belirsizlik, yüzeyde tek bir problem gibi görünür ama derinde değersizlik, görülmeme, yetersizlik ya da terk edilme korkusunu tetikleyebilir.Bu bölümde sorunları hemen çözmeye çalışmadan önce doğru teşhis koymanın, duygunun kaynağına inmenin ve kendimize daha iyi sorular sormanın önemini konuşuyoruz. Referanslar:Mucizeler KursuSokratik yöntemCarl Gustav JungDuygu regülasyonu / “name it to tame it”
  • ben olsam kaygılı bağlanmamak için insanlarla arama mesafe azıcık mesafe koyardım 12.04.2026 32Min.
    Podcast’in 23. bölümünde, mesafeyi insanları gerçekten tanımamızı sağlayan bir açıklık alanı olarak ele alıyorum. Mesafe koymadığımızda neden insanları yanlış okuduğumuzu, yakınlıkla güveni neden karıştırdığımızı, duygularımızın içinden hareket ettiğimizde nasıl hem ilişkiyi hem de kendimizi bulandırdığımızı konuşuyorum. Fazla samimiyetin neden bazen maraz doğurduğunu; sınır, zaman ve gözlem olmadan kurulan yakınlığın neden bulanıklık yaratabildiğini tartışıyorum. Bölümde ayrıca mesafenin, sadece karşımızdakini anlamamıza değil, kendi iç pusulamızı güçlendirmemize, duygularımızı regüle etmemize ve ani kararlar vermememize nasıl yardım ettiğini anlatıyorum. Referanslar:John Bowlby, Attachment and LossDonald W. Winnicott, “The Capacity to Be Alone”Erich Fromm, The Art of LovingBaruch Spinoza, EthicsIrwin Altman & Dalmas Taylor, Social Penetration: The Development of Interpersonal Relationships
  • ben olsam birilerine bir şey anlatmadan önce haklı mıyım haksız mıyım diye sorardım 05.04.2026 31Min.
    Bu bölümde neden her şeyi herkese anlatmak zorunda hissettiğimizi, paylaşmanın ne zaman samimiyet değil refleks haline geldiğini konuşuyorum. Bazen anlatmak rahatlatmıyor; aksine yaşadığımız şeyi erken sabitleyip bizi kendi hikayemize hapsediyor. Çünkü bir duyguyu daha biz anlamadan dışarı açtığımızda, onun anlamını içimizde kurmak yerine başkalarının yorumlarına bırakabiliyoruz.Bölüm; mahremiyet, duyguların içeride olgunlaşması, anlaşılma ihtiyacı, sosyal medyanın “anlatı ekonomisi” ve neyi ne zaman, kime anlatacağımızı seçmenin psikolojik ağırlığı üzerine düşünüyor. Referanslar Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam ArayışıMarcus Aurelius – Kendime DüşüncelerDavid D. Burns – bilişsel çerçeveleme ve düşünceleri yeniden değerlendirme yaklaşımıSosyal karşılaştırma kuramı – Leon FestingerDuygu düzenleme ve içsel işlemleme üzerine modern psikoloji literatürü
  • ben olsam düşünmeden duramıyorum demek yerine bu düşünceye sıkı sıkı tutunuyorum derdim 29.03.2026 35Min.
    Birini unutamamak gerçekten mümkün mü?Yoksa biz aslında unutamıyor değil… bırakmıyor muyuz?Bu bölümde, zihnimizden çıkmayan insanların neden hala bizimle olduğunu konuşuyoruz.Bir düşüncenin aslında saniyeler içinde gelip geçtiğini… ama bizim onu nasıl büyüttüğümüzü fark ediyoruz.ReferanslarŞimdinin Gücü– Eckhart TolleZeigarnik EffectDopamine ve ödül sistemiStatus Quo BiasLoss AversionStoacılık öğretileriRainer Maria Rilke – “Sorularını yaşa” yaklaşımıBudizm’de Anicca (geçicilik)Hinduizm ve Kabbalah’da dönüşüm ve olasılık kavramları
  • ben olsam kendimi sevmek için bu beş maddeyi uygulardım 22.03.2026 35Min.
    Kendini sevmek bir anda gelen bir duygu değil, bir süreçtir. Bu bölümde özdeğer, özsaygı ve özsevginin nasıl birbirini beslediğini anlatırken, kendinle gerçek bir bağ kurmanın 6 temel yolunu paylaşıyorum.Kendine yalan söylemeyi bırakmaktan, tembelliği aşmaya; verdiğin sözleri tutmaktan, zorluklardan kaçmamaya… Başkalarıyla kıyaslamayı bırakıp haz yerine anlamı seçmeye kadar uzanan bu yolculukta, özsevginin aslında günlük seçimlerle inşa edilen bir karakter olduğunu konuşuyoruz.Eğer gerçekten kendini sevmek istiyorsanız, bu bölüm size nereden başlayacağını net bir şekilde gösterecek.
  • ben olsam hayatım bitti demek yerine farkındalığım arttı derdim 15.03.2026 36Min.
    İnsan hayatının bir noktasında bu cümleyi mutlaka kuruyor.Bir ayrılık yaşadığımızda, bir sınavı kazanamadığımızda, bir hayalimiz gerçekleşmediğinde… o an yaşadığımız şey sadece bir olay olmaktan çıkıp hayatımızın tamamıymış gibi hissettirebiliyor.Bu bölümde tam olarak bunun neden olduğunu konuşuyoruz.ReferanslarEpiktetos — Stoacı felsefe (Olaylar ve yargılar ayrımı)Aaron Beck — Bilişsel terapi kuramıAlbert Ellis — Bilişsel davranışçı yaklaşım / REBTViktor Frankl — Man’s Search for MeaningEckhart Tolle — The Power of NowJon Kabat-Zinn — Mindfulness tanımı ve çalışmalarıNietzsche — Varoluşçu düşünceye katkılarıBilişsel psikoloji kavramları:Aşırı genelleme (Overgeneralization)Felaketleştirme (Catastrophizing)Duygusal akıl yürütme (Emotional reasoning)Spotlight effect
  • ben olsam daha hırslı olmak için elimde telefonla mesaj beklediğim anları düşünürdüm 08.03.2026 34Min.
    Bu bölümde hırsın gerçekten ne olduğunu ve neden kadınlarda çoğu zaman tehdit gibi algılandığını konuşuyoruz.Toplum erkeklerin hırsını “vizyon”, “liderlik” ve “karizma” olarak överken, kadınların hırsını çoğu zaman “fazla iddialı”, “kibirli” ya da “dikkat çekmeye çalışıyor” olarak etiketleyebiliyor.Oysa hırs başkalarını ezmek değil bir şeyi gerçekten istemek ve onun için emek vermektir.Bu bölümde hırsın neden bastırıldığını, kadınların enerjisini çoğu zaman neden kendi hedefleri yerine kabul görmek için harcadığını ve bu enerjiyi yeniden kendimize nasıl yönlendirebileceğimizi konuşuyoruz.Çünkü hırs sadece başarıyla ilgili değildir.Kendi hayatının direksiyonuna geçmekle ilgilidir.Referanslar• Eileen Gu – 2022 Kış Olimpiyatları röportajları ve medya tartışmaları• Alysa Liu – Olimpik buz pateni sporcusu• Timothée Chalamet – başarı ve hırs üzerine röportajları• Kanye West – hırs ve özgüven üzerine kamuya açık söylemleri
  • ben olsam haklı olduğum bir konuda karşımdakiyle tartışmak yerine ondan durumu çözmesi için yardım isterdim 01.03.2026 34Min.
    Haklı olduğumuz halde neden haksız konumuna düşüyoruz?Sorun gerçekten biz miyiz, anlatma şeklimiz mi, yoksa içinde yaşadığımız kültürel sistem mi?Kendini doğru ifade etmek aslında karşı tarafı değiştirmek değil, önce kendi duygunu netleştirmekle başlıyor. Haklı olmak yetmiyor; duyulmak ayrı bir beceri, anlaşılmak ayrı bir sistem.Reaktif olmak yerine zaman ve zemin yaratmak, yazmak, meseleyi suçlama değil ortak problem olarak koymak iletişimin tonunu değiştiriyor.Geert Hofstede – Kültürel Boyutlar Teorisi (Collectivism vs. Individualism)Marshall Rosenberg – Nonviolent Communication (Ben dili ve ihtiyaç temelli iletişim)Daniel Goleman – Emotional Intelligence (Duygu regülasyonu)Chris Voss – Never Split the Difference (Zaman ve zemin yaratma yaklaşımı)Warren Buffett – Uzun vadeli fayda ve rasyonel karar perspektifi
  • ben olsam hayatımın değişmesini istiyorsam hayatımdaki belirsizlikleri çözmeye çalışmayı bırakırdım 22.02.2026 37Min.
    Gerçekten değişimden mi korkuyoruz, yoksa değiştikten sonra kim olacağımızı bilmemekten mi?Bu bölümde; kıskançlık, değersizlik, dışlanmışlık gibi duyguların aslında zayıflık değil, ilişkilerdeki yerimizin belirsizleşmesine verilen doğal tepkiler olduğunu konuşuyoruz. Hayatın akışkan doğasını, değişime direndiğimizde neden yorulduğumuzu ve belirsizlikle kalabilme kapasitesinin zihinsel esneklikle nasıl bağlantılı olduğunu ele alıyoruz.Peki çözüm ne?Teslimiyet (direnmeyi bırakmak), kabullenmek (gerçeği görmek), merakla yaklaşmak ve radikal açıklık.Belki de mesele kontrol etmek değil, kontrol edemediğinle yaşayabilmektir. Çünkü hayat tutulacak bir şey değil.Referanslar:Herakleitos – “Aynı nehre iki kez girilmez.”Carl Jung – “Kabul etmediğin şey seni arkadan yönetir.”Martin Buber – I and Thou (Ben ve Sen)Rainer Maria Rilke – Radikal açıklık yaklaşımıTame Impala – Let It Happen
  • ben olsam bu bana yeter demek yerine bu söylediğim koca bir yalan derdim 15.02.2026 35Min.
    Bu bölümde, insanın hayatta kalabilmek için kendine anlattığı hikayelerin zamanla kimliğini, ilişkilerini ve hayatla temasını nasıl değiştirdiğini konuşuyoruz.Bazen “Bu bana yeter.” deriz.Bazen “Ben zaten istemiyordum.”Bazen “Ben haklıyım.”Bazen de “Benim kimseye ihtiyacım yok.”Bu cümleler o an bizi korur.Ama uzun süre tekrar edildiğinde, bir süre sonra gerçeğin yerini almaya başlar. Oysa insanın hayatı, kendine yalan söylemeyi bıraktığı yerde değişmeye başlar.Referanslar• Leon Festinger — Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı• Sigmund Freud — Savunma Mekanizmaları• Viktor Frankl — İnsanın Anlam Arayışı• John Bowlby — Bağlanma Kuramı• Mary Ainsworth — Bağlanma Stilleri• Fyodor Dostoyevski — Suç ve Ceza• Joshua Oppenheimer — Öldürme Eylemi (The Act of Killing, 2012)• Kristin Neff — Öz-Şefkat• Carl Jung — Gölge ve Kendini Aldatma
  • ben olsam bir şeyleri yapmaya cesaret edemediğimde o cesareti en iyi arkadaşımdan ödünç alırdım 08.02.2026 25Min.
    Cesareti çoğu zaman korkusuzlukla karıştırıyoruz. Oysa cesaret, korkunun yokluğu değil, korkuyla birlikte hareket edebilme kapasitesidir.Bu bölümde Tom Cruise’un “Korkuyorum ama korkuyla durabilmeyi öğrendim” cümlesinden yola çıkıp, Mahatma Gandhi’nin çekingen bir gençken nasıl cesur bir figüre dönüştüğüne, Alex Honnold’un korkuyu hazırlıkla nasıl yönettiğine bakıyoruz.Korkuyu bir stop işareti sanmak yerine, onu bir mesaj olarak okumayı, “hazır hissetmeyi” beklemeden adım atabilmeyi ve cesareti başkalarından ödünç alabileceğimizi konuşuyoruz.ReferanslarTom Cruise – Röportaj alıntılarıMahatma Gandhi – Biyografik kaynaklarAlex Honnold – Free Solo belgeseliAlbert Bandura – Öz-yeterlilik kuramıRanjay Gulati – Cesaret ve liderlik çalışmalarıHuberman Lab
  • ben olsam uzun süren arkadaşlıklar kurmak için kendime uzun bir süre verirdim 01.02.2026 38Min.
    Bu bölümde uzun süren arkadaşlıkların bir “şans” hikayesi olmadığını konuşuyoruz ve arkadaşlık ilişkilerini en çok zorlayan iki temel motivasyonu masaya yatırıyoruz:yalnız kalma korkusu ve sevilme ihtiyacı.Arkadaşlık neden bazen bir bağ olmaktan çıkıp bir onay mekanizmasına dönüşüyor?“Beni iyi hisset” talebi ne zaman bir yük hâline geliyor?Özdeğer içeriden gelmediğinde ilişkiler neden kırılganlaşıyor?Uzun süreli ve güvenli arkadaşlıkların davranışsal temellerinde neler var? ReferanslarDavid Ghiyam – Kayıp korkusu ve sevilme dürtüsü üzerineEsther Perel – Güven, tutarlılık ve ilişkilerSimone Weil – “Dikkat, sevginin en saf hâlidir.”Epiktetos – Düşünceler ve yorumlarMevlana – Dostluk ve kusurluluk üzerineRainer Maria Rilke – İlişkiler ve büyüme üzerine
  • ben olsam aşk acısından kurtulmaya çalışmak yerine bunu evrenin 'kendini sev' mesajı olarak görmeye çalışırdım 25.01.2026 32Min.
    Bu bölümde aşk acısının neden çoğu zaman aşktan daha büyük, daha yoğun ve daha derin hissedildiğini konuştuk.Heated Rivalry üzerinden, aşkın “kavuşma”dan çok hasret, özlem, inkâr ve içeride taşınan ağırlık olduğundan bahsettik. Ardından aşk acısını 5 türe ayırdık ve her tür için “Neyi unutamıyoruz? Bu acı nerede büyütür, nerede küçültür?” sorularını cevapladık. Referanslar / Geçen İsimlerHeated Rivalry (dizi)Büyük Ev Ablukada – “İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum” Adele – “Someone Like You” +“Chasing Pavements” Rollo May Erich Fromm – Sevme Sanatı Nietzsche Rilke Nazım Hikmet500 Days of Summer La La Land, Normal People, Titanic, The Notebook, Romeo & Juliet
  • Ben olsam üzüldüğümde ağlamak yerine bir duygu sözlüğüne bakar acaba hayal kırıklığı mı yaşıyorum diye sorardım. 18.01.2026 30Min.
    Bu bölümde duygusal zekayı bir hayatta kalma becerisi olarak ele aldık.Duygusal zekâ, ne hissettiğini fark etmek ve o duyguyla ne yapacağını seçebilmektir.Duygu başka şeydir, davranış başka.Öfke hissedebilirsin ama öfkeyle kırıp dökmek zorunda değilsin.İntikam hissedebilirsin ama intikam almak zorunda değilsin.Fark et → adını koy → dur → duyguyu büyütme → gerekirse yardım iste.Çünkü kontrol, duyguyu bastırmakla değil, onu anlayıp yönetmekle başlar.Daniel Goleman — Emotional Intelligence (1995)Brené Brown — Atlas of the Heart
  • ben olsam mutlu olmak için zara'dan o botu almak yerine, cebimde ödül mamasıyla gezerdim 11.01.2026 34Min.
    Bu bölümde:Mutluluğun neden iyi hissetmekten ibaret olmadığını,Neden acısız, garantili bir hayatın bile bizi tatmin etmediğini,Mutluluğun hazdan değil anlamdan doğduğunu,Dış koşullara bağlı mutluluğun bizi nasıl kırılgan hale getirdiğini konuşuyoruz.Stoacılıktan Budizm’e, “Let them” yaklaşımından farkındalığa, öz-şefkatten iç dengeye uzanan üç güçlü bakış açısıyla mutluluğu içeride nasıl inşa edebileceğimizi ele alıyoruz.Ve belki de en önemlisi şunu hatırlıyoruz:Hayat bizi sürekli mutlu etmek için değil, bizi güçlendirmek için var.Robert Nozick – Experience Machine (Düşünce Deneyi)Marcus Aurelius – Düşünceler (Meditations)Budist öğretiler – Kabullenme & iç denge yaklaşımıAutobiography of a Yogi – Paramahansa YoganandaA Course in Miracles – “Gerçek olan hiçbir şey kaybedilemez.”
  • ben olsam iç sesimin beni sabote etmesini engellemek için sadece tek bir kelimemi değiştirirdim 04.01.2026 33Min.
    Bu bölümde hayatımızı en çok sabote eden şeyin ne olduğunu konuştuk: İç sesimiz.Bizi kıyaslayan, eleştiren, durduran, “yapamazsın” diyen o ses nereden geliyor? Ve en önemlisi… gerçekten bize mi ait?İç ses çoğu zaman bizim değil. Başkalarının seslerini yıllarca taşıyoruz.Ama iyi haber şu:Kelimeyi değiştirince düşünce değişiyor, düşünce değişince duygu, duygu değişince davranış, davranış değişince hayat değişiyor.Negativity Bias — Baumeister, CacioppoSystem 1 / System 2 — Daniel KahnemanAmigdala Hijack — Daniel GolemanEckhart Tolle — “Düşünceler gerçek değildir.”Sartre — Seçim ve sorumluluk üzerine görüşlerDavid Goggins — “Mind over body” yaklaşımıZen Teachings — Şüphe ve farkındalık ilkesi
  • ben olsam başkaları ne der diye yaşamak yerine nasıl daha iyi hatalar yaparım diye sorardım 28.12.2025 26Min.
    Bu bölümde, hepimizin zihnini kemiren o tanıdık soruları konuştuk:“Ya saçma görünürsem? Ya yanlış anlaşılırsam? Ya beni beğenmezlerse?”Bu hissin kökeninin aslında kendimizi fazla ciddiye almamız olduğunu ve kendini ciddiye almak ile özgüven arasındaki farkı konuştuk. Kendi hikayemden örneklerle, başarısızlığı nasıl küçülttüğümü, dikkati insanlara değil işe ve emeğe verdiğimde hayatımın nasıl değiştiğini anlattım.Spotlight Effect — Thomas Gilovich, Kenneth SavitskyMamba Mentality — Kobe BryantAlan Watts — “Ego, sürdürmeye çalıştığımız bir rol yapma alışkanlığıdır.”Naval Ravikant — Confidence, attention, decision-making kavramlarıMalcolm Gladwell — 10.000 Saat KuralıJoe Dispenza — “Dikkatini neye verirsen onu büyütürsün.”Jimmy Carr

Beliebt in

Dieser Podcast erscheint auch in den Podcast-Charts dieser Länder.