MyMecra Podcast
MyMecra
0
Gelin 'Beraber Yürüyelim' sloganıyla yayınlanan MyMecra Podcast, dinleyicileriyle birlikte yol yürümeyi amaçlayan bir programdır.
Afleveringen
-
Bir Toplumun Çöküşü Böyle Başlar - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince | B81 25.05.2026 31minDr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde; günümüzün en büyük ve sinsi hastalıklarından biri haline gelen "okumama" derdini masaya yatırıyor.Kültür tarihimiz boyunca okuma oranlarının hiç bu kadar düşmediğini belirten Demirbağ; ekranların, internetin ve dijital dünyanın insan ruhunu nasıl esir aldığını derinlemesine analiz ediyor. Kelam kabiliyetimizi, zevk ve estetik anlayışımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu çağda; yeniden kitaba, kelimelere ve insan olmanın mertebelerine dönmenin hayati yollarını çarpıcı örneklerle anlatıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿📖 Sinsi Hastalık: Okuma oranları neden tarihin en düşük seviyesinde?📱 Dijital Esaret: Ekranlar ve sosyal medya insanı nasıl pasifleştiriyor, ruhunu nasıl emiyor?🗣️ "AEO" ve "TŞK" Kuşağı: Kısaltmalarla konuşan yeni dünyada dilimiz ve iletişimimiz nasıl çöküyor?📺 Televizyondan Akıllı Telefonlara: 70'lerden bugüne değişmeyen görsel eğlence tuzağı.🧠 Ruhun Vitamini: Kelam kabiliyeti nasıl kazanılır, okumak insanı nasıl güzelleştirir ve inceltir?📚 Vefakar Dost: Asla küsmeyen, darılmayan ve insanı yarı yolda bırakmayan yegane arkadaş: Kitap.💤 Uykumuzu Mahveden Alışkanlıklar: Gece uyurken dinlenen yayınlar ve gençliğin uyku düzeni üzerine hayati uyarılar.✨ Daha fazlası videomuzda…Gelin, Beraber Yürüyelim...
-
Dilin Seni Yakmasın - B244 - Biri Bir Gün | Serdar Tuncer 25.05.2026 20minSerdar Tuncer, "Biri Bir Gün"ün bu hikmet dolu bölümünde; çayın ve kahvenin sıcaklığından yola çıkarak, medeniyetimizin ve dinimizin en berrak pınarlarından biri olan Hz. Muaz bin Cebel’in (r.a.) dünyasına kapı aralıyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile genç bir sahabe arasındaki derin sevgi bağının gölgesinde; modern insanın en büyük gafleti olan "ibadetteki farksızlık" ve "dilin muhafazası" meselelerini masaya yatırıyor.Videonun kalbinde ise, insanı hem dünyada hem ahirette felakete sürükleyebilecek ya da kurtuluşa erdirecek o küçük ama tesirli uzuv yatıyor: Dil. İnsanın her konuştuğundan hesaba çekileceği gerçeğini unuttuğu bu çağda, Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek eliyle dilini işaret ederek verdiği o sarsıcı reçeteyi, günlük hayatımızın tam merkezine yerleştiriyoruz.🕊️ Bu bölümde öne çıkan başlıklar:☕ İrtibatlandırmanın Sırrı: Bir bardak çay veya kahve içerken kalbe düşen tohumlar... Hayatı ve eşyayı mana ile okumak bize ne kazandırır?🕌 Cennete Yaklaştıran Soru: Hz. Muaz bin Cebel’in (r.a.) kıyamete kadar insanlığa rehberlik edecek o büyük suali ve Efendimiz’in sarsıcı cevabı.💧 Gözü Kapalı Abdestler: İbadetleri alışkanlığa kurban etmek... Uykumuz kaçmasın diye uydurduğumuz bahaneler ve amellerin niyetle güzelleşmesi.🏹 İslam'ın Şeması: Dinin başı, direği ve en yüksek zirvesi nedir? Mümin hayatının yol haritası.👅 Ateşe Sürükleyen Organ: "Biz konuştuklarımızdan da mı sorumluyuz?" diyen sahabeye verilen ve bugünün sosyal medya çağını doğrudan sarsan o büyük ikaz.📜 Hasret ve Veda: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Hz. Muaz’ı Yemen’e uğurlarken kurduğu ve yürekleri dağlayan o son cümle.Gelin, bu muhabbet sofrasında dilimizi muhafaza etmenin, amellerimizi niyetle diriltmenin ve asırlar öncesinden bize uzanan o sahabe sevgisine layık olabilmenin yolunu birlikte arayalım...Gelin, Beraber Yürüyelim...
-
İthalattan İhracata - Savaş Şafak Barkçin | Bi' De Buradan Bak | B68 25.05.2026 18minSavaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde; Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişini sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda bir “özgüven devrimi” olarak yorumluyor. Yıllarca Batı’ya bağımlı bırakılan üretim anlayışının nasıl kırıldığını anlatan Barkçin, yerli üretimin önünü açan zihniyet değişiminin Türkiye’nin geleceğini nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.Programda; geçmişte savunma sanayiinde kurulan yolsuzluk düzenlerinden liyakatli insanların önünün açılmasıyla ortaya çıkan büyük dönüşüme, gençlerin dünyaya “taklit eden” değil “üreten” bir vizyonla bakması gerektiğinden Türkiye’nin kendi potansiyelini yeniden keşfetmesine kadar dikkat çekici değerlendirmeler yapılıyor.🔻 Öne Çıkan Başlıklar 🔻🇹🇷 Savunma Sanayiindeki Büyük Sıçrama: Türkiye’nin dışa bağımlı yapıdan çıkıp kendi teknolojisini geliştiren ve ihraç eden bir ülkeye dönüşüm süreci ele alınıyor.🏗️ Yılların Bağımlılık Düzeni: Geçmişte yabancı ülkelere verilen savunma ihaleleri üzerinden kurulan sistemin Türkiye’ye maliyeti çarpıcı örneklerle anlatılıyor.🧩 Yerli Üretimin Önündeki Engeller: “Biz yapamayız” psikolojisinin nasıl inşa edildiği ve bunun toplumsal özgüveni nasıl zedelediği değerlendiriliyor.🧠 Liyakat ve Doğru İnsan Faktörü: İşi ehline vermenin, mühendislikten yöneticiliğe kadar her alanda nasıl büyük sonuçlar doğurduğu vurgulanıyor.🚀 Taklitten Özgün Üretime: Barkçin, Türkiye’nin artık Batı’yı kopyalayan değil; kendi özgün teknolojisini geliştiren bir ülke olması gerektiğini ifade ediyor.🎥 Daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
-
Neden Geçici Şeylere Sarılıyoruz? - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince | B80 25.05.2026 20minDr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde; sanatın yalnızca estetik bir uğraş değil, insanın “ebediyet arzusu”nun bir yansıması olduğunu anlatıyor.Şiirden mimariye, musikiden sinemaya uzanan bu derin sohbet; İslam medeniyetinin sanatla kurduğu ilişkiyi, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan örneklerle ele alıyor. “Sanat Allah’ı aramakmış” fikri etrafında şekillenen programda; sanatçının aslında farkında olmadan sonsuzluğu aradığı vurgulanıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿📖 Sanatın Hakikati: İnsan neden kalıcı olanın peşinden gider?🕌 İslam Medeniyetinde Sanat: Şiir, mimari, ebru ve musikinin yükselişi.🏛️ Selçuklu ve Osmanlı Estetiği: Kubbelerin ve minarelerin anlattığı medeniyet dili.🖋️ Necip Fazıl ve Yunus Emre: Sanatın manevi kökleri.🗿 Heykel Tartışması: İslam medeniyeti neden heykele mesafeli durdu?✨ Sonsuzluk Arayışı: Sanatın insan ruhundaki karşılığı.✨ Daha fazlası videomuzda…Gelin, Beraber Yürüyelim...
-
“Bizi Kime Bırakıp Gidiyorsun?” - B243 - Biri Bir Gün | Serdar Tuncer 25.05.2026 23minBu bölümde Serdar Tuncer, Hacer Validemiz, Hz. İsmail ve Hz. İbrahim üzerinden; tevekkül, şikâyet ve teslimiyet meselesini anlatıyor.Anlatı; Mekke’nin henüz ıssız bir vadi olduğu dönemde Hacer Validemizin yaşadığı zorluklar üzerinden ilerliyor.Söz; susuzluk, çaresizlik ve arayış anlarıyla birlikte Hacer Validemizin Safa ile Merve arasında koşuşuna uzanıyor.Hac ibadetindeki sayın neden yapıldığı, zemzemin ortaya çıkışı ve bütün bu hadiselerin taşıdığı mana bölüm boyunca aktarılıyor.Anlatı ilerledikçe mesele sadece tarihî bir kıssa olmaktan çıkıyor;insanın yaşadığı hâli kullara şikâyet etmesi, başına gelen karşısındaki tavrı ve Allah’a teslimiyeti üzerine yoğunlaşıyor.“Halin nasıl olursa olsun, o hâli sana verene razı olmak” düşüncesi bölümün merkezinde yer alıyor.🕊️ Bu bölümde öne çıkanlar:✨ Hacer Validemizin tevekkül dolu duruşu🤲 Safa ile Merve arasında yapılan sayın hikmeti🌿 Zemzem suyunun ortaya çıkışı💭 Şikâyet etmenin insanın hâline bakışıyla ilişkisi🕯️ Hz. İbrahim’in duası ve teslimiyeti🌙 Allah’ın kulunu sahipsiz bırakmamasıSerdar Tuncer’in kıssa anlatımıyla şekillenen bu bölüm;bir hadiseyi anlatırken onun içindeki teslimiyet ve tevekkül tarafını da görünür kılıyor.Dinlerken şu düşünce öne çıkıyor:“İnsan bazen tam çaresiz kaldığını düşündüğü yerde yardım ile karşılaşır.”👉 Bu bölüm; Hacer Validemizin kıssasını, hac ibadetindeki hikmetleri ve teslimiyet meselesini yeniden düşünmek isteyenler için.
-
600 Yıllık Kültürel Kodlar - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince | B79 11.05.2026 27minDr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde; yüzyıllardır "anlaşılmaz" denilerek itilmiş, kakılmış ama aslında Türk medeniyetinin kelamla örülmüş en muhteşem kalesi olan Divan Edebiyatı’nı merkeze alıyor. Medrese kültürüyle harmanlanan bu edebiyatın, sadece şiirden ibaret olmadığı; bilimin, tıbbın ve estetiğin zirve noktası olduğu derinlikli bir perspektifle ele alınıyor.“Divan Edebiyatı neden unutturulmak istendi?” sorusu etrafında şekillenen bu sohbet, medreselerin sadece dini eğitim değil; sıfırı bulan matematikçiler ve müzikle tedavi yapan hekimler yetiştiren birer "Rönesans" merkezi olduğunu hatırlatıyor. Bugün kulağımıza yabancı gelen o büyülü kelimelerin ardındaki ruhu, ecdadın estetik kaygısını ve Türkçenin muazzam zaferini keşfetmeye davetlisiniz.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿📜 Divan Edebiyatı Nedir?: İtilen bir geçmiş mi, devlerin edebiyatı mı?🕌 Büyük İnkılap: Türklerin İslam’la buluşmasının dile ve sanata etkisi.🎓 Medrese ve Bilim: Sıfırın keşfinden müzikle tedaviye; medresenin gerçek yüzü.✍️ Taklitten Zirveye: Türkçenin Arap ve Fars dillerini geride bırakan muazzam gelişimi.🎵 Şiirdeki Gizli Hakikat: Gazellerin ve naatların ruhumuzdaki yankısı.🇫🇷 Edebiyat ve Kimlik: Fransa’da profesörlerin okuttuğu edebiyat, bizde neden "esneme dersi" oldu?✨ Daha fazlası videomuzda…Tavan arasındaki altın sandığı açmaya, unutturulan zenginliğimizle yeniden tanışmaya davetlisiniz. Geçmişin sesini bugünün kalbiyle dinlemek için...Gelin, Beraber Yürüyelim…
-
Şeytanın En Büyük Tuzağı - B242 - Biri Bir Gün | Serdar Tuncer 11.05.2026 18minSerdar Tuncer, “Biri Bir Gün”ün bu çarpıcı bölümünde; Zahit Barsisa’nın kıssası üzerinden şeytanın insanı nasıl adım adım felakete sürüklediğini anlatıyor.Sohbet boyunca; ibadetiyle, ilmiyle ve zahitliğiyle tanınan bir insanın nasıl küçük tavizlerle büyük günahlara sürüklendiğine şahit oluyoruz. Serdar Tuncer, şeytanın insanı bir anda değil; yaklaşarak, alıştırarak ve normalleştirerek düşürdüğünü anlatırken “Günaha yaklaşmayın” emrinin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.Videonun merkezinde ise insanın en büyük hakikati duruyor: Kul, kendi nefsine güvenemez. Barsisa kıssası bize; ibadetin, ilmin ve salih amellerin bile insanı tek başına kurtarmaya yetmeyeceğini, insanın her an Allah’ın hıfzına muhtaç olduğunu hatırlatıyor.🕊️ Bu bölümde öne çıkan başlıklar:🔥 Barsisa’nın Çöküşü: Bir zahit nasıl şeytanın oyuncağı haline geldi?🚷 “Yaklaşmayın” Emri: Günah neden ilk adımda engellenmeli?🧠 Günahın Psikolojisi: Bir hata, diğer günahları nasıl kolaylaştırıyor?😈 Şeytanın Yöntemi: İnsan hangi aşamalarla düşürülüyor?⚖️ Son Nefes Hakikati: Kimse neden akıbetinden emin olmamalı?🤲 Allah’a Sığınmak: “Beni bana bırakma” duasının derin manası.🛡️ Takva Bilinci: Günaha karşı mesafe koymak neden bu kadar önemli?Serdar Tuncer ayrıca bölüm boyunca; insanın kendi amelini yeterli görmemesi gerektiğini, hidayetin de korunmanın da yalnızca Allah’ın lütfuyla mümkün olduğunu vurguluyor.Gelin, Barsisa’nın ibretlik hikayesinde kendi nefsimizle yüzleşelim…
-
Batı'da İsrail Karşıtlığı - Savaş Şafak Barkçin | Bi' De Buradan Bak | B67 11.05.2026 17minSavaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde, küresel siyasetin görünen yüzünün ötesine geçerek Amerika, İsrail ve İran arasındaki gerilimin derin dinamiklerini analiz ediyor. Medyanın yüzeysel "savaş bitti" veya "topyekûn savaş başlıyor" söylemlerine karşı izleyiciyi serinkanlı bir gerçekçiliğe davet eden Barkçin, küresel güç dengelerinin nasıl bir kırılma noktasında olduğunu gözler önüne seriyor.Programda, Körfez ülkelerinin tarihsel kökenlerinden Amerika’nın iç siyasetinde ilk kez yüksek sesle dile getirilmeye başlanan "vergi ve temsil" bilincine kadar geniş bir perspektif sunuluyor. Barkçin, olayları sadece haber akışıyla değil; tarih, coğrafya ve devlet sistemleri bilgisiyle okumanın önemini vurguluyor.🔻 Öne Çıkan Başlıklar 🔻🌍 Küresel Satranç ve Ortadoğu Dengesi: İran-Amerika geriliminin sadece askeri bir çatışma değil, aynı zamanda tarafların kendi iç meşruiyetlerini sağlama stratejisi olduğu detaylandırılıyor.⚓ Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği: Amerika’nın, Hürmüz Boğazı üzerindeki tehditleri kullanarak Avrupa’yı nasıl kendi safına çekmeye çalıştığı ve Çin’in enerji tedarik zinciri üzerindeki etkisi ele alınıyor.🇺🇸 Amerika’daki Büyük Kırılma: Evanjelizm ile Siyonizm’in özdeşleştiği ABD’de, hem sol kesimde hem de muhafazakâr sahada İsrail’e verilen sınırsız desteğin ilk kez nasıl sorgulanmaya başladığı analiz ediliyor.🏛️ Körfez Devletleri ve Tarihsel Miras: Tarihsel bir devlet geleneğinden yoksun, "kabile şefliği" kökenli yapıların İngiliz ve Amerikan kontrolündeki rolleri ve bu ülkelerin bölge siyasetindeki tutumları tartışılıyor.📚 Bilgi ve Analiz Bilinci: Haber takibiyle uzman olunamayacağı; dünyayı anlamak için tarih, coğrafya ve sistem bilgisiyle donanmış bir "serinkanlılık" gerektiği vurgulanıyor.🎥 Daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
-
Bir Medeniyetin Hafızası Nasıl Silindi? - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince 11.05.2026 26minBu bölümde Dr. Ömer Demirbağ, divan edebiyatının neden yanlış bilindiğini anlatıyor.Anlatı; geçmişte oluşan “saray edebiyatı” algısından başlayarak bu anlayışın nasıl yerleştiğini ortaya koyuyor.Divan edebiyatının yüzyıllar süren bir kültürel birikim olduğu,farklı coğrafyalardan gelen şairlerle sadece saraya ait olmadığı örneklerle gösteriliyor.Anlatı ilerledikçe;Osmanlı sonrası dönemde geçmişin bilinçli şekilde geri planda bırakılması,bu durumun zamanla kalıcı bir kopuşa dönüşmesi ve bunun toplumdaki yansımaları ele alınıyor.🕊️ Bu bölümde öne çıkanlar:✨ Divan edebiyatına dair yanlış algılar🤲 Uzun süreli bir kültürel geleneğin göz ardı edilmesi🌿 Geçmişten kopuşun oluşturduğu boşluk💭 Bilgi eksikliğinin doğurduğu karışıklıklar🕯️ Kültürel mirasa karşı oluşan uzaklık🌙 Anlam kaybına işaret eden örneklerBu bölüm;anlatılanlar üzerinden bir yargı kurmaz.Sadece mevcut durumu ortaya koyar.Dinlerken şu soru kalır:“Gerçekten neyi biliyoruz?”👉 Bu bölüm; bildiklerini yeniden gözden geçirmek isteyenler için.
-
Dertsiz Adamın Gömleği - B241 - Biri Bir Gün | Serdar Tuncer 11.05.2026 24minSerdar Tuncer, "Biri Bir Gün"ün bu hikmet dolu bölümünde; masalların sırlı dünyasından yola çıkarak modern insanın en büyük çıkmazı olan "huzursuzluk, keder ve manevi boşluk" meselelerine dair reçeteler sunuyor.Sohbet ilerledikçe; dertsiz adamın gömleğini arayan padişahtan, her şeye sahip olduğu halde yüzü gülmeyen şehzadeye uzanan hikayeler üzerinden, zihnimizin neden bir değirmen taşı gibi kendi kendini öğüttüğünü tefekkür ediyoruz. Serdar Tuncer, "Nefsini meşgul etmezsen, o seni işgal eder" hakikatinin izini sürerken; boşta kalan kalbin ve zihnin nasıl birer kasvet yuvasına dönüştüğünü çarpıcı örneklerle hatırlatıyor.Videonun kalbinde, insanın iç dünyasındaki fırtınaları dindirecek o büyük sır yatıyor: Hayırlı bir meşgale. Uçurumun kenarındaki keçiyi kurtarmaya çalışan arifin, o hengame içinde kendi kellesinin derdini bile unutması gibi; insanın ancak bir başkasının derdine derman olduğunda veya ruhunu besleyen bir işle hemhal olduğunda kendi kederinden sıyrılacağını iliklerimize kadar hissediyoruz.🕊️ Bu bölümde öne çıkan başlıklar:👕 Dertsiz Adamın Gömleği: Masallarda aranan o şifa aslında nerede gizli? Dünyada dertsiz insan var mıdır?⚙️ Zihin Değirmeni: İçinde öğütecek bir meşgalesi olmayan zihin, neden kendi kendini yok etmeye başlar?🏰 Şehzadenin Mutsuzluğu: Her imkana sahip olunduğu halde neden mutlu olunamıyor? Modern çağın stres ve depresyon tuzağına kadim bir cevap.👁️ Vesile ve Şifa: Yusuf Aleyhisselam'ın gömleğinin Yakup Aleyhisselam'ın gözlerini açması bize "sebeplere yapışmak" hakkında ne söyler?📦 Hayırlı Meşgaleler: Bir vakıfta koli bantlamaktan, bir yetimin başını okşamaya kadar; insanı diri tutacak meşgalelerin ruh üzerindeki iyileştirici gücü.Serdar Tuncer ayrıca bölüm sonunda, medeniyet tasavvurumuzun mimarlarından Sezai Karakoç ve onun düşünce dünyasına giriş mahiyetindeki "Diriliş'in Yapı Taşları" eserine değinerek bizleri lüzumlu işlerle meşgul olmaya davet ediyor.Gelin, bu muhabbet sofrasında kendimizi "boşa dönmekten" kurtaralım ve kalbimizi, zihnimizi, bedenimizi hayırlı meşgalelerle doldurmanın yolunu birlikte bulalım...
-
Anne ve Baba Hakkındaki İlahi Ölçü - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince | B77 27.04.2026 19minDr. Ömer Demirbağ, "Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince" programının bu bölümünde; insan varlığının dünyadaki eşiği, "Allah’ın bizi halk ederken kullandığı tezgah" olan anne ve baba hakkını, gönüllere dokunan kıssalar ve sarsıcı hakikatler eşliğinde mercek altına alıyor. Programda, modern çağın hızla tükettiği "edep" kavramı, bir evladın elli yaşında bile annesinin gözünde bitmeyen çocukluğu ve ebedi hayata yansıyan anne-baba rızası işleniyor.Sohbet, bir gece emzirmenin bedelinden meşhur velilerin anne duasıyla açılan kapılarına, babanın yanında uzanmaktan çekinen sarsıcı edep örneklerinden "öf" demenin ilahi yasak oluşuna kadar derin bir perspektife uzanıyor. Bir evladın ebeveynine hizmet ederken düştüğü o hüzünlü fark; "onlar sen yaşayasın diye, sen ise onlar ölsün diye hizmet edersin" gerçeği, Demirbağ’ın kendine has üslubuyla aktarılıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿✨ Hakkın Ödenemez Bedeli: Peygamber Efendimiz’in (SAV) "Kışın uzun bir gecesinde bir kez emzirmenin karşılığı bile olamaz" buyurduğu o muazzam anne hakkı.✨ Cinayetle Eş Değer Günah: Anne ve babanın kalbini kırmanın, Allah katında büyük günahlardan ve adeta bir cinayetle eş değer tutulmasının sarsıcı hakikati.✨ Annelik: Allah'ın Kulunu Okşama Fiili: Hayvanlarda bile bir mucize olarak tecelli eden şefkat; "Annelik, Allah’ın Rahmân ve Rahîm isimlerinin bir buket halinde bize görünmesidir".✨ "Öf" Bile Deme: Ebeveyn haksız veya cahil olsa dahi; "öf" demenin haram kılınışı ve evladın sabırla imtihan edildiği o ince çizgi.✨ Baba Hakkı ve Dua: Babanın evladından beklediği "adam yerine konulma" ihtiyacı ve babanın bedduasından kaçınmanın ebedi kurtuluş için önemi.✨ Daha fazlası videomuzda…Bu sohbet; aile bağlarının koptuğu, saygının şekle indirgendiği bir dünyada, cennetin kapısını "anne ve babanın ayakları altında" arayanlar için bir pusula hükmünde. Sizi, "Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince"nin bu en duygusal ve ibretlik yolculuğuna davet ediyoruz.Gelin, ömrümüzün bereketi olan anne ve babalarımıza dair unuttuğumuz o büyük vefayı Dr. Ömer Demirbağ ile yeniden hatırlayalım.
-
"Eskilerin Bir Duruşu Vardı" - Sadettin Ökten | Zevk-i Tahattur | B25 27.04.2026 26minZevki Tahattur’un bu veda bölümünde, Saadettin Ökten hocamızla bir devrin serencamına son kez bakıyor; "bedeli ne olursa olsun ahlaksızlığı savunmayan" o dik duruşlu insanların, Vedat Enişte’nin ve kadim İstanbul’un son hatıralarının izini sürüyoruz.Bu sadece bir final değil; modernitenin yorduğu ruhlarımıza bir nefes, şükürsüzlüğün kol gezdiği bir çağa "muhabbet" ile verilmiş vakur bir cevaptır. Hamdullah Suphi’nin yeğeni Vedat Enişte’nin titiz kaleminden, Tokadizade Şekip’in nüktedan mısralarına uzanan; içinde kedilerin sulhuna bile yer olan geniş bir gönül coğrafyasının hikayesi...🕊️ Bu bölümde öne çıkanlar:🔸 Eskilerin Sarsılmaz Duruşu: "Ahlaksızlığı asla savunmazlardı." Bedel ödemek pahasına vakarından taviz vermeyen bir neslin ahlak anlayışı.🔸 Bir İstanbul Beyefendisi: Vedat Enişte: Soyağacı Koca Memi Reis’e dayanan, kaligrafisinden zarafetine kadar her haliyle hayata estetik katan bir şahsiyetin portresi.🔸 "Eşeklik" Şiiri ve Nükteler: Tokadizade Şekip’in meşhur hicvi üzerinden, dost meclislerinin o zarif ve düşündüren mizah kültürü.🔸 Şükürsüzlük Kıskacında Modernite: "Her şeyimiz var ama huzurumuz nerede?" Saadettin Ökten’in günümüz insanının içsel sancılarına dair derin tahlilleri.🔸 Cici ve Garip’in Sulhu: Bir evin içinde iki kedinin çizdiği sınırlar ve tabiatın içindeki o sessiz nizamın düşündürdükleri.🔸 Zevki Tahattur’a Veda: 25 bölümlük bir yolculuğun sonunda, "Bunlar bize lazım, bunlar size de lazım" diyerek bırakılan o kıymetli miras.Bu sohbet; bir nakil, bir emanet ve bir hatırlatmadır. Gidenlerin ardından kalan boşluğu hatıraların ziynetiyle doldurmaya çalışanların, hayatı bir "niyaz ve umut" olarak görenlerin ortak sesidir.Bazen bir dostun vasiyeti olan bir şiir, bazen bir aile tarihinin tozlu sayfaları, bazen de bir veda vaktinin buruk ama ümitvar sadası…İnsan, bu hatıraların izini sürdükçe; nezaketin, dik duruşun ve gerçek aidiyetin zamana nasıl meydan okuduğunu, ruhumuzu nasıl şifalandırdığını bir kez daha anlıyor.Gelin; 25 bölümdür sürdürdüğümüz bu kadim yolculuğun nihayetinde, gönüllerde iz bırakan bir veda ile hatıraların zevkine son kez ortak olalım...
-
Ağaca Çıkan Keçinin Dala Bakan Oğlağı Olur - B240 - Biri Bir Gün | Serdar Tuncer 27.04.2026 26minSerdar Tuncer, "Biri Bir Gün"ün bu derin ve sarsıcı bölümünde; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı hadiselerin gölgesinde, "Evlatlarımızı nasıl kurtaracağız?" sorusuna kadim bir coğrafyadan, Buhara-i Şerif’in manevi ikliminden cevaplar arıyor.Sohbet ilerledikçe, modern dünyada çocuk yetiştirirken düştüğümüz "prens ve prenses muamelesi" tuzağını, iyi niyetle yaptığımız hataların evlatlarımıza nasıl büyük kötülükler olarak döndüğünü tefekkür ediyoruz. Serdar Tuncer, Buhara sokaklarında hala yanmaya devam eden o 800 yıllık ateşin izini sürerken; Şah-ı Nakşibend Hazretleri ve Altın Silsile'nin diğer büyük pirlerinin bıraktığı o eşsiz mirasın, bugün çocuklarımızın kalbine vurulacak en güçlü "maya" olduğunu hatırlatıyor.Videonun kalbinde, çocukların letaiflerini besleyecek, onlara kıvam ve istikamet verecek üç temel formül yatıyor: Mekanların gücü, ebeveynin kendi istikamet muhasebesi ve manevi mekanların çocuk ruhu üzerindeki görünmez ama kalıcı etkisi. "Armut dibine düşer" hakikatinden yola çıkarak; evladını kurtarmak isteyenin önce kendi namazından, ahlakından ve Kur’an ile olan bağından başlaması gerektiğini iliklerimize kadar hissediyoruz.🕊️ Bu bölümde öne çıkan başlıklar:🇰🇿 Ata Yurdundan Selam Var: Buhara-i Şerif’in manevi atmosferi, Altın Silsile'nin yedi piri ve Türkistan’dan esen o kadim muhabbet rüzgarı.🏰 Prens/Prenses Tuzağı: Çocuklarımızı yetiştirirken yaptığımız en büyük pedagojik hata ve bu hatanın şahsiyet üzerindeki yıkıcı etkileri.🏺 Gönül Mayası: Mekanların dili vardır. Çocuklarımızı neden manevi havası olan köylere, şehirlere ve türbelere götürmeliyiz?⚖️ Önce Kendi İstikametin: Evladını kurtarmak isteyen anne ve babanın kendi hayatındaki dürüstlük, namaz ve ahlak imtihanı.Serdar Tuncer’in Buhara seyahati dönüşü paylaştığı bu samimi hasbihal; bizi sadece bir çocuk eğitimi dersine değil, özümüze, mayamıza ve silsilemize sadakat göstermeye davet ediyor. Unutmayın, yeryüzünü saracak olan o büyük muhabbet yangını, önce sizin kalbinizde tutuşacak olan o küçük kıvılcımla başlar.Gelin, bu muhabbet sofrasında "sonsuzluk kervanına" bir adım daha yaklaşalım ve evlatlarımızın geleceğini o sağlam manevi temeller üzerine yeniden inşa etmenin yolunu bulalım...
-
Savaşın Kazananı Kim? - Savaş Şafak Barkçin | Bi' De Buradan Bak | B66 27.04.2026 20minSavaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde, küresel olayları sadece yüzeysel haberlerle değil; devletlerin karakterleri, hedefleri ve yapısal zaafları üzerinden derinlemesine analiz ediyor. Amerika’nın Vietnam travmasından miras kalan yeni savaş stratejilerinden Hürmüz Boğazı'nın dünya ekonomisi üzerindeki hayati önemine kadar pek çok kritik konuyu masaya yatırıyor.Programda, İsrail'in uzun vadeli planlarından Çin'in Pasifik'teki hamlelerine, Türkiye'nin son 30 yıldaki bağımsızlık mücadelesinden modern sömürgecilik kavramına kadar geniş bir perspektif sunuluyor. Barkçin, izleyicileri olayların "yukarısına" çıkarak coğrafya ve tarih bilinciyle bugünü okumaya davet ediyor.🔻 Öne Çıkan Başlıklar 🔻🚀 Modern Savaş ve Hava Hakimiyeti: Amerika'nın Vietnam Savaşı'nda yaşadığı büyük travmanın ardından kara savaşlarından kaçınarak neden hava kuvvetlerine ve tahrip gücü yüksek teknolojilere yöneldiği detaylandırılıyor.⚓ Hürmüz Boğazı'nın Kritik Rolü: Dünya petrol ve doğalgaz ihtiyacının beşte birini karşılayan bu stratejik boğazın kapatılma riskinin küresel enerji güvenliği üzerindeki etkisi ele alınıyor.🌏 Küresel Satranç ve Çin Faktörü: Ortadoğu'daki gerilimlerin Çin'in Pasifik'teki ve Tayvan üzerindeki hareket alanını nasıl genişlettiği ve büyük güçlerin dikkat dağınıklığının stratejik sonuçları analiz ediliyor.🏛️ Modern Sömürgecilik ve Devlet Yapıları: Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin yönetimsel olarak "modern sömürge" yapısı içinde oldukları iddiası ve Türkiye'nin bu tahakkümden kurtulma süreci tartışılıyor.💰 Savaşın Maddi Yüzü ve İdeolojiler: Devletlerin büyük ideolojik söylemlerinin ardındaki asıl gerçeğin "para ve ayakta kalma" mücadelesi olduğu, savaşın her şeyden önce bir finans yönetimi işi olduğu vurgulanıyor.🎥 Daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
-
Şeyh Galib’in Hüzünlü Hikayesi - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince | B76 21.04.2026 23minDr. Ömer Demirbağ, "Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince" programının bu bölümünde; 18. yüzyıl Divan edebiyatının rakipsiz dehası, "kendisiyle başlayıp kendisiyle biten bir ekol" olan Şeyh Galib’in esrarengiz hayatını ve ruh dünyasını mercek altına alıyor. Programda, Galata Mevlevihanesi’nin "Pamuk Şeyh"i olarak anılan Galip Dede’nin, 41 yıllık kısa ömrüne sığdırdığı devasa mirası ve trajik sonu işleniyor.Sohbet, Mevlevilikteki zikir sırrından saraydaki fiyakalı hayata, Şeyh Galib'in vefatını önceden haber veren sezgilerinden Rus şair Puşkin ile olan şaşırtıcı kader ortaklığına kadar uzanıyor. Bir sanatkârın "ölüm ihtimalini" mısralarına nasıl nakşettiği ve kelimelerin sustuğu yerdeki derin hüzün gönül diliyle aktarılıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿✨ Mevlevilikte Zikir Sırrı: Mevlânâ’nın Şems ile karşılaşmasıyla değişen zikir usulü ve semadaki hareketin açık, zikrin ise gizli (kalbi) oluşunun ardındaki mana.✨ Sarayın "Pamuk Şeyh"i: Sultan III. Selim’in ve tüm saray erkanının müridi olduğu Şeyh Galib’in, göz alıcı şıklığı ve bu durumun batın aleminde yol açtığı tartışmalı tahribat.✨ Puşkin ve Şeyh Galib: Kaderin İmzası: Kendi romanında kurguladığı düelloda ölen Puşkin ile vefatını şiirlerinde bir "ihtimal" olarak haber veren Galib Dede arasındaki ürpertici benzerlik.✨ Bir İhtimal Daha Var: "Söyle canım ne dersin?" mısralarının ötesindeki gerçek; Şeyh Galib’in imkansız aşkı, tükenişi ve 41 yaşında sabah namazına kalkamayarak veda edişi.✨ Esrar Dede’nin Vedası: En yakın tarikat arkadaşının 36 yaşındaki ölümüyle sarsılan ve bu acıya dayanamayarak dünyadan elini eteğini çeken dahi şairin hüzünlü sonu.✨ Daha fazlası videomuzda…Bu sohbet; tasavvufun estetikle, dehanın hüzünle buluştuğu o ince çizgide yürümek isteyenler için bir rehber. Sizi, Türk edebiyatının son büyük kalesi Şeyh Galib’in "Dil hayret-i gamla lâl kaldı" dediği o gizemli ve zarif dünyayı keşfetmeye davet ediyoruz.Gelin, Şeyh Galib’in hayata ve ölüme dair bıraktığı o eşsiz "arz-ı halleri" beraber okuyalım.
-
Aynı Evin İçinde Birbirine Yabancılaşmak | Kafamda Dijital Sorular | B13 21.04.2026 16minKafamda Dijital Sorular’ın bu bölümünde, sanal bir bebeği yaşatmak uğruna kendi evladını ihmal edenlerin trajedisinden yola çıkarak; ekranların hayatımızı, irademizi ve aile bağlarımızı nasıl kuşattığını masaya yatırıyoruz."Telefonun bir suçu yok" diyerek sorumluluğu aynadaki kendimize çeviriyoruz. Dijital dünyanın bir "kapısının" kalmadığı, işin eve, evin işe karıştığı bu sınırsız çağda; siber zorbalığın yatak odalarımıza kadar nasıl sızdığını ve çocuklarımızı bu görünmez tehlikelere karşı nasıl koruyabileceğimizi tartışıyoruz.Ekran karşısında pasif bir izleyici olmaktan çıkıp, "hayır terapisiyle" iyiliğin peşinde koşan, kitapçıda kaybolmanın lezzetini bilen ve aile içinde küçük ama sağlam "erdem adacıkları" kuran bireyler olmanın yollarını arıyoruz. Bu sohbet; irademizi bir yazılıma teslim etmek yerine, hayatın dizginlerini yeniden elimize almamız için bir çağrı niteliği taşıyor.Hazırsanız, dijital gürültüyü bir kenara bırakalım ve birbirimizin gözlerinin içine bakabildiğimiz o gerçek dünyaya geri dönelim.💡 Bu videoda konuşulan başlıklar:00:00 Giriş – Çocuklarımızın binlerce fotoğrafı var ama onlara ayıracak vaktimiz yok mu?01:14 Güney Kore örneği: Sanal bebeği yaşatırken gerçek bebeğini aç bırakanlar02:35 Ekran bağımlılığı ve bencillik: "Aletin günahı yoktur, insan kullanır"03:55 Kapı metaforu ve silinen sınırlar: Dijital dünya mahremiyeti nasıl bitirdi?05:22 Siber zorbalık tehlikesi: Çocuğunuz evinde gerçekten güvende mi?07:05 Ergenlik krizi ve dijital kaçış: Çocuklar neden sanal dünyayı tercih ediyor?08:40 Ebeveyn aynası: Çocuklar nasihati değil, sizin ekranla ilişkinizi kopyalar10:15 Kaydırmak (Scroll) vs. Keşfetmek: Kitapçıda kaybolmanın iyileştirici gücü11:55 En etkili terapi: İyilik yapmak ve başkasına faydalı olmanın neşesi13:10 Sosyoterapi örneği: Zanzibar'da bir yetimhanede değişen hayatlar14:50 Aile adacıkları kurmak: Kaosun ortasında bir erdem adası olabilmek15:35 Kapanış – Bir tebessümle dünyayı düzeltmeye kendimizden başlamak👥 Konuşmacılar:• Prof. Dr. Kemal Sayar• Prof. Dr. K. Nevzat Tarhan• Prof. Dr. Sadettin Ökten• Prof. Dr. Ömer Türker• Prof. Dr. Mehmet Gökşin Karaman• Doç. Dr. Ahmet Murat Özel• Dr. Savaş Ş. Barkçin• Dr. Mustafa Merter🎧 Kafamda Dijital Sorular, insanın dijital dünyadaki varoluşunu sorgulayan; veri yığınları ve algoritmalar karşısında insanın kalbini ve aklını koruma çabasını odağa alan bir seri.Bu bölümde, teknolojinin bizi sürüklemesine izin vermeden, durup düşünerek kontrolü ele alma yollarını birlikte arıyoruz.Gelin, birlikte düşünelim.
-
Veysel Karanî’den Her Müslümanın Duyması Gereken 7 Nasihat - B239 - Biri Bir Gün | Serdar Tuncer 21.04.2026 30minSerdar Tuncer, "Biri Bir Gün"ün bu gönül aydınlatan bölümünde; modern insanın bitmek bilmeyen arayışlarını, Yemen semalarından gelen kadim bir hakikatle, "Görmeden Sevenlerin Sultanı" Veysel Karani Hazretleri’nin hikmetiyle mütalaa ediyor.Sohbet ilerledikçe, hayatın keşmekeşi içinde kaybolan ruhumuza adeta bir pusula uzatılıyor. Veysel Karani’nin o sarsıcı "7 şey aradım, 7 yerde buldum" tespiti; huzuru yanlış kapılarda, zenginliği yanlış kasalarda arayan bizlere, asıl menzilin neresi olduğunu yeniden hatırlatıyor. Hz. Ömer ve Hz. Ali’nin (r.anhum), Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) emaneti olan hırka-i saadeti teslim etmek için yollara düştüğü o büyük teslimiyet ve aşk iklimine konuk oluyoruz.Veysel Karani’nin "Üç gün boyunca seccadesinden kalkmadan ettiği o meşhur dua" ve "Allah’ım, bu benim rızkımdır, açlıktan ölenlerin rızkından beni mesul tutma" yakarışındaki o devasa sorumluluk bilincini dinlerken; bugünkü bencilliklerimizin ve doymak bilmeyen nefislerimizin bir muhasebesini yapıyoruz. Nuri Pakdil’den Paris kafelerine, seccade başındaki bir dervişin sessiz çığlığından modern dünyanın gürültüsüne uzanan bu sohbet, kalbimizi asıl sahibine yöneltmeye davet ediyor.🕊️ Bu bölümde öne çıkan başlıklar:🎙️ "7 Şey Aradım, 7Yerde Buldum": Veysel Karani Hazretleri’nin zenginlikten huzura, rahatlıktan şerefe kadar aradığı 7büyük hakikat ve bunları bulduğu şaşırtıcı makamlar.🧥 Emanet ve Teslimiyet: Efendimiz’in (s.a.v.) hırkasının ulaştığı o büyük zat: Üveys el-Karani. Hz. Ömer ve Hz. Ali ile gerçekleşen o tarihi buluşmanın perde arkası.🤲 Mesuliyet Bilinci: "Açlıktan ölenlerden beni mesul tutma" diyen bir gönül sultanının, insanlığın yükünü omuzlayan duası ve Nuri Pakdil’in kaleminden dökülen o eşsiz vefa.Serdar Tuncer’in samimi üslubuyla harmanlanan bu sohbet; bizi kendimizle, niyetimizle ve arayışlarımızla yüzleşmeye çağırıyor. Unutmayın, aradığımız şey ancak doğru yerde olduğumuzda karşımıza çıkacaktır.Gelin, bu muhabbet sofrasında Veysel Karani’nin izini sürerek, dünyanın geçici telaşından sıyrılıp "En Sevgili"ye giden o ince yolu yeniden keşfedelim...
-
Aşkın Ötesinde Ne Var? - Ömer Demirbağ | Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince | B75 13.04.2026 21minDr. Ömer Demirbağ, "Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince" programının bu bölümünde; Türk edebiyatının ve tasavvuf düşüncesinin zirve ismi, "aklı yerlerde süründürüp aşkın üstüne çıkan" büyük deha Şeyh Galib’i ve onun ölümsüz eseri Hüsn ü Aşk’ı mercek altına alıyor. Programda, Galip Dede’nin şiiri bir şeyi anlatmak için değil, aksine "anlatmamak ve saklamak" için bir perde olarak kullanmasındaki o muazzam gizem ele alınıyor.Sohbet, bir müridin ilahi vuslata giden zorlu yolculuğundan, beşeri aşkın nasıl bir imtihana dönüştüğüne ve nihayetinde sevgilinin "mim" olan ağzındaki o derin sükuta kadar uzanıyor. Şeyh Galib’in neden 26 yaşında bu devasa eseri kaleme aldığı, tasavvufun "ikilik nazarından kurtulma" hakikatini nasıl eşsiz bir estetikle sunduğu gönül diliyle aktarılıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿✨ Aklın Bittiği Yer: "Aklın olduğu yerde aşk olmaz" diyen Şeyh Galib’in, akıl gemisini yakıp aşk denizine nasıl daldığı ve "aklın üstüne çıkmanın" ne anlama geldiği.✨ Şiir ve Sezdirmek: Düz yazının aksine, şiirin hakikati saklamak ve sadece ehline sezdirmek için söylendiği bir üslubun incelikleri.✨ Hüsn ü Aşk: Bir Yolculuk Destanı: Bir müridin binbir meşakkatle kalp kalesine gidişi; "ateş denizini mumdan gemilerle geçmek" metaforunun ruhani karşılığı.✨ İkilik Nazarından Kurtulmak: Çekilen tüm ıstırapların kaynağı olan "sen ve o" ayrımının, vuslat anında nasıl tek bir hakikate dönüştüğü.✨ Sükut Etme Nazlı Yar: Sevgilinin sustuğu, "mim" sırrına erdiği o eşsiz an; Şeyh Galib’in bizi mecnun eden o derin sessizliği.✨ Daha fazlası videomuzda…Bu sohbet; kelimelerin bittiği yerde sükutu, sükutun bittiği yerde ise ilahi hakikati arayanlara; "sen yarini bir haber mi sandın" nidasıyla sarsılmak isteyenlere bir davet niteliğinde. Sizi, Şeyh Galib’in o sırlarla dolu, boynu bükük ama vakur dünyasını keşfetmeye davet ediyoruz.Gelin, Şeyh Galib’in "ikilik nazarı sendeydi, o yüzden bu kadar ıstırap çektin" dediği o derin vuslat noktasında, edebiyatın ve tasavvufun en zarif hakikatlerini beraber soluyalım.
-
70 Yıllık Çekiç ve Bir Dua - Sadettin Ökten | Zevk-i Tahattur | B24 13.04.2026 28minZevk-i Tahattur’un bu bölümünde Saadettin Ökten hocamızla, "muhabbet" kavramının ruhumuza dokunan derinliklerinden geçerek, ömrünü ilme, musikiye ve zarafete adamış bir İstanbul beyefendisinin, Ali Rıza Sağman Bey’in aziz hatırasına misafir oluyoruz.Sadece bilgiyle değil, büyük bir "zevk ve iman" ile yoğrulmuş bir ömür... Atikali’deki ahşap bir evden İmam Hatip mekteplerinin ilk harcına, İsveç malı bir çekiçten Stefan Zweig’a verilen vakur bir cevaba uzanan, medeniyetimizin inceliklerle örülü bir portresi.🕊️ Bu bölümde öne çıkanlar:🔸 Muhabbet Bir Nasiptir: "Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl" sırrıyla, bilginin ötesine geçip zevk ve iman adamı olabilmenin incelikleri.🔸 Stefan Zweig’a Reddiye: Batılı bir yazarın Fatih Sultan Mehmet hakkındaki yanılgısına, bir İstanbul hukukçusunun 70 yıl önceden verdiği ilmi ve tarihi ders.🔸 Karnedeki Dua: 11 yaşındaki bir çocuğun karnesine yazılan o naif dörtlük: "Muinimiz Allah’tır bizim..." Bir çocuğun dünyasına dokunmanın zarafeti.🔸 70 Yıllık Emanet: Ali Rıza Sağman’ın küçük Saadettin’e hediye ettiği İsveç malı çekiç ve bir ömür saklanan vefalı hatıralar.🔸 İmam Hatiplerin İlk Günleri: Vefa’daki ahşap binada, imkansızlıklar içinde filizlenen bir neslin ve o nesle kol kanat geren isimsiz kahramanların hikayesi.Bu sohbet; bir hukukçunun, bir şairin ve bir müzisyenin şahsında, eski İstanbul’un o çok yönlü, "hezârfen" insan tipini yeniden hatırlatıyor. Bilgiyi sadece kitaplarda değil, hayatın her anında bir "zevk" olarak yaşayanların dünyasına açılan bir kapı...Bazen bir dost hediyesi olan küçük bir aletin kadri, bazen bir ilkokul karnesine düşülen hayır duası, bazen de bir tarih iftirasına karşı yükselen vakur bir itiraz…İnsan, Ali Rıza Sağman gibi şahsiyetlerin izini sürdükçe; nezaketin, dik duruşun ve gerçek muhabbetin zamana nasıl meydan okuduğunu bir kez daha anlıyor.Gelin; kadim bir kültürün, sönmeyen bir şevkin ve bitmeyen bir vefanın izinde birlikte yürüyelim.
-
İran Savaşında Ne Oluyor? - Savaş Şafak Barkçin | Bi' De Buradan Bak | B65 13.04.2026 17minSavaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde İran-İsrail gerilimi üzerinden modern savaş stratejilerini, küresel fay hatlarını ve Türkiye’nin bu denklemdeki kritik konumunu ele alıyor. Hava sahası kontrolünün bir devlet için ne anlama geldiğini, ABD ve İsrail’in yeni nesil savaş teknolojilerini ve Hürmüz Boğazı üzerinden şekillenen küresel ekonomik tehditleri detaylandırıyor.Program, sadece bölgesel bir çatışmayı değil; enerji yollarından gıda güvenliğine, nükleer enerjinin zorunluluğundan Batı demokrasisinin çöküşüne kadar geniş bir perspektif sunuyor. Barkçin, izleyicileri gündemin yüzeysel gürültüsünden kurtulmaya davet ederek, stratejik akıl ve bilgiyle olayları okumanın, savunma sanayiinde tam bağımsızlığın ve toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekiyor.🔻 Öne Çıkan Başlıklar 🔻🚀 Hava Sahası ve Egemenlik: Bir ülkenin hava sahasını savunamamasının stratejik sonuçları ve İran’ın hava savunma sistemlerinin mevcut durumu üzerine çarpıcı analizler paylaşılıyor.⚓ Hürmüz Boğazı ve Ekonomik Savaş: Hürmüz Boğazı’nın kapatılma ihtimalinin dünya petrol ve gübre fiyatları üzerindeki yıkıcı etkisi ile bunun mutfağımıza nasıl yansıyacağı ele alınıyor.🤖 Modern Savaşın Yeni Yüzü: Makineler: ABD’nin karadan işgal yerine neden artık insansız teknolojileri ve yapay zekayı tercih ettiği, askeri stratejilerin nasıl dönüştüğü açıklanıyor.⚡ Nükleer Enerji ve Türkiye: Türkiye için nükleer enerjinin bir tercih değil, milli güvenlik ve enerji bağımsızlığı için neden bir zorunluluk olduğu vurgulanıyor.🌍 3. Dünya Savaşı ve Küresel Fay Hatları: Bölgesel çatışmaların aslında büyük bir küresel hesaplaşmanın parçası olduğu, "yan fay hatlarından" "ana fay hatlarına" geçiş süreci değerlendiriliyor.🎥 Daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Populair in
Deze podcast verschijnt ook in de podcastlijsten van deze landen.