İsyanım Var!
Can Ahmet Özgüven
0
Bu podcast, 20'li ve 30'lu yaşlardaki gençlerin kariyer, ilişkiler ve toplumsal beklentilere karşı kendi yollarını bulma çabalarını konu alıyor. Geleneksel normları sorgulayan ve yeni yollar inşa etmeye cesaret edenlere bir platform sunuyor. Her bölümde kişisel deneyimler ve muhalif bir bakış açısı işleniyor. Dinleyicilere kendi hikayelerini yazmaları için ilham vermeyi amaçlıyor.
Epizode
-
Tanıdık Bir Mutsuzluk: Konfor Alanı Neden Daralır? 03.08.2026 31minBize yıllardır aynı sığ kişisel gelişim sloganı dayatılıyor: "Gelişim, konfor alanının bittiği yerde başlar." Peki ya o "konfor alanı" dediğimiz yer aslında hiç konforlu değilse? Ya orası yalnızca nasıl mutsuz olacağımızı, ne kadar hayal kırıklığına uğrayacağımızı önceden bildiğimiz tanıdık bir sıkışmışlık hâliyse?İsyanım Var'ın bu bölümünde, kendimizi güvende hissetmek için sığındığımız duvarların nasıl hayatımızı daralttığını konuşuyoruz. Potansiyelimizi neden ertelediğimizi, eylemsizliğimizi nasıl "mükemmeliyetçilik" kılıfıyla akladığımızı ve başarısızlıktan çok "görünür olmaktan" neden korktuğumuzu psikolojik bir çerçeveden inceliyoruz.Bu bölümde motivasyon güzellemeleri veya toksik disiplin kuralları yok. Onun yerine;Başka birinin bize olan inancını "ödünç almak" ne demektir?Öz güven, ayna karşısında kendimizi överek değil de davranışsal kanıtlarla nasıl inşa edilir?Disiplinli olmak yerine "kendine karşı güvenilir biri" olmak neden daha sürdürülebilirdir?Düştüğümüzde veya aksadığımızda sistemi terk etmeden nasıl geri döneriz?gibi gerçekçi sorulara cevap arıyoruz.Eğer içinde bulunduğun tanıdık hayat sana artık dar geliyorsa ve yapmadığın şeyler, yaptığın şeylerden daha fazla yer kaplıyorsa; bu bölüm senin için.Ateşi canlı tut.(YouTube açıklamasına, algoritmayı desteklemek için zaman damgaları ve etkileşim çağrısı eklenmiştir.)Başlık: Konfor Alanım Artık Rahatsız Ediyor: Ödünç Alınan Cesaret | İsyanım Var #BölümNumarasıBize yıllardır "konfor alanından çık" diyorlar. Sanki orada sadece tembellik ettiğimiz için kalıyormuşuz gibi. Oysa insan her zaman rahat olduğu yerde kalmaz; bazen sadece nasıl acı çekeceğini bildiği, her şeyin "öngörülebilir" olduğu yerde kalır.Bu bölümde İsyanım Var'da, ertelemenin ve kaçınmanın ardındaki psikolojiyi masaya yatırıyoruz. Kusursuz bir disiplin veya her gün yüksek bir motivasyon beklemeden, "fark et, küçült, paylaş, tekrarla ve geri dön" formülüyle hayatımızı genişletmenin yollarını konuşuyoruz. Bazen bir adım atabilmek için ihtiyacımız olan tek şey, bize bizden önce inanan birinden "cesaret ödünç almaktır".👇 Senin konfor alanın artık seni hangi konuda rahatsız etmeye başladı? Korktuğun için ertelediğin o ilk adım ne? Yorumlarda buluşalım.YouTube İçin Bölüm Açıklaması -
Artık Kimse Fikrini Değiştirmiyor: Algoritmalar, Yankı Odaları ve Kimliklerimiz 27.07.2026 43minİnternette girdiğiniz son tartışmayı hatırlıyor musunuz? Karşı tarafa onca mantıklı kanıt, veri ve grafik sunmanıza rağmen fikirleri neden bir milim bile değişmedi? Dahası, sizin fikrinizi ne değiştirebilirdi?Bu bölümde Promo, sosyal medyadaki sonu gelmez tartışmaların, politik kutuplaşmanın ve "kimsenin artık fikir değiştirmediği" inancının derinlerine iniyor. Olay sadece bizi "filtre balonlarına" hapseden kötü niyetli algoritmalarla ilgili değil. İnsan zihninin kendini koruma güdüsü, sosyal aidiyet ve kimlik inşası, inançlarımızı nasıl sarsılmaz kalelere dönüştürüyor?Bilimsel veriler ışığında bildiğimizi sandığımız pek çok şeyi yeniden sorguluyoruz:İnsanlara yanıldıklarını kanıtlarla göstermenin onları daha da fanatik yaptığına dair popüler "Geri Tepme Etkisi" (Backfire Effect) inancının devasa araştırmalarla nasıl çürütüldüğünü inceliyoruz.Meta verilerine dayanan saha deneylerinin, algoritmik akışı tamamen kapatıp kronolojik sıralamaya geçmenin bile siyasi kutuplaşmayı tek başına çözmediğini nasıl kanıtladığına bakıyoruz.X (Twitter) algoritmasının açık kaynak kodlarında, hararetli kavgaların ve uzun yanıt zincirlerinin neden algoritma tarafından en değerli etkileşim olarak ödüllendirildiğini inceliyoruz.Yapay zeka asistanlarının yargılamayan üslubu sayesinde, en katı komplo teorilerine olan inançların bile kalıcı olarak zayıflatılabildiğini gösteren umut verici bulguları tartışıyoruz.Düşüncelerini kimliğinden ayırmak, karşıt görüşe tahammül etmek ve sosyal ödüllerin tuzaklarına düşmeden "DUR - AYIR - SINA - GÜNCELLE" modeliyle bilgi tüketmek üzerine zihinsel bir rehber.Fikrini değiştirmek zayıflık mıdır, yoksa eski benliğini aşağılamadan yeni gerçeğe yer açmak mı?Dinle, şüphe et ve ateşi canlı tut. -
İnan, Dene, Ölç, Güncelle: Optimum Yanılsama 20.07.2026 37minBiraz “Delusional” Olmak İyi Olabilir mi?Hiç hazır hissetmediğin halde bir işe başvurduğun, kimsenin dinlemeyeceğini bile bile o mikrofonu açtığın veya sonucun ne olacağını kestiremeden bir yola çıktığın oldu mu? Peki o ilk adımı atarken kendine bütünüyle objektif ve "gerçekçi" baksaydın, yine de başlar mıydın?Bu bölümde "toksik pozitiflik" saçmalıklarından ve "evrene mesaj gönder" klişelerinden uzaklaşıp kışkırtıcı bir sorunun peşine düşüyoruz: Kendimiz ve geleceğimiz hakkında bütünüyle gerçekçi olmamak, psikolojik bir zayıflık değil de bizi harekete geçiren yararlı bir motor olabilir mi?Psikoloji literatürünü ve makine öğrenmesindeki "aşırı öğrenme" (overfitting) kavramlarını harmanlayarak konuşuyoruz. Taylor ve Brown'un "Olumlu Yanılsamalar" araştırmalarından yola çıkarak, zihnimizin bize söylediği tatlı yalanların cesareti, eylemi ve sebatı nasıl artırdığını inceliyoruz. Ancak dikkat: Başardığını hayal edip uyuşmak (olumlu fantezi) ile başarmak için çaba göstermek (olumlu beklenti) arasında devasa bir uçurum var.Bizi koltuktan kaldıran o "faydalı yanılsama" ile gerçeklikten koparan tehlikeli "kibir" arasındaki ince çizgiyi nasıl çizeceğiz?Bu Bölümde Neler Konuştuk?Neden tamamen gerçekçi olmak bizi hareketsiz bırakabilir?Zihnin ürettiği yanılsamalar hangi anlarda bizi ipten alır?Olumlu beklenti (expectation) ve olumlu hayal (fantasy) arasındaki hayati fark.Girişimcilikte, ilişkilerde ve kariyerde "Aşırı Özgüvenin" tehlikeli sınırları.4 Adımlı Uygulama Çerçevesi: İnan — Dene — Ölç — Güncelle.Dünyanın sana vereceği cevabı duymaya hazırsan, ateşi canlı tut. İyi dinlemeler! -
Neden Değişemiyoruz?: İrade, Utanç ve Kendimize Verdiğimiz Sözler 13.07.2026 37minGece yarısı saat 01.37'de kendine verdiğin o kesin sözü, sabah alarm çaldığında neden tutamıyorsun? Sana zarar verdiğini, zamanını ve enerjini çaldığını bildiğin bir davranışı neden inatla sürdürüyorsun?"İsyanım Var"ın bu bölümünde, değişimin önündeki en büyük engelin "iradesizlik" olduğu yalanını parçalıyoruz. İnsanın ne yapması gerektiğini bilmesiyle, onu yapabilmesi arasındaki o devasa boşluğa, yani niyet-davranış uçurumuna iniyoruz. Bizi ekran başında saatlerce tutan şeyin aslında "haz" değil, dopaminin yarattığı sönümlenmeyen bir "arzu ve beklenti" olduğunu nörobilimsel verilerle konuşuyoruz. İradenin bir benzin deposu gibi gün içinde tükenip gitmediğini, bizi asıl tüketen şeyin stres ve duygusal kaçınma mekanizmaları olduğunu tartışıyoruz. Üstelik kişisel gelişim sektörünün diline pelesenk olan "21 günde alışkanlık kazanılır" efsanesini çöpe atıyor; bilimsel araştırmaların bir davranışın otomatiğe bağlanması için ortalama 66 güne ihtiyacımız olduğunu nasıl kanıtladığına bakıyoruz. Bir kez hata yaptığımızda bizi "Ne olacaksa olsun" deyip her şeyi bırakmaya iten o utanç döngüsünden nasıl çıkabiliriz? Yeni başlangıçların sahte umuduna kapılmadan, kendimizden nefret etmeden değişmek mümkün mü? Eğer defalarca aynı duvara çarptıysan ve sorunla değil, sorunun hayatında kapattığı boşlukla yüzleşmeye hazırsan, bu bölüm senin için.Ateşi canlı tut. -
Yapay Zekâ: Yeni Halk Kütüphanesi mi, Yeni Bir Ayrıcalık mı? 06.07.2026 34minGece yarısı, anlamadığı karmaşık bir konuyu yargılanma korkusu olmadan yapay zekâya soran utangaç bir öğrenci ile; sadece düşünme sancısından kaçmak için aynı araca işini ve ödevini yaptıran başka biri arasında ne fark var?Bize yıllardır yapay zekânın dünyayı eşitleyeceği, uzmanlık duvarlarını yıkacağı ve bilgiye erişimi tamamen demokratikleştireceği söylendi. Kısmen doğru; kapılar açılıyor, dil engelleri inceliyor ve binlerce dolarlık uzmanlık bilgisi cebimize kadar giriyor. Ancak o kapıdan içeri giren herkes aynı şansa ve aynı zihinsel dirence sahip değil.Bu bölümde, teknolojinin yarattığı "öğrenme illüzyonuna" ve aklımızı bir makineye taşere etmenin getirdiği o ağır "öğrenme cezasına" yakından bakıyoruz. Stanford Üniversitesi'nin genç profesyonellerle ilgili sarsıcı 2026 verilerinden, Türkiye'deki "ihtiyaç duymuyorum" diyen devasa kitleye uzanan bu yolculukta asıl sorumuz şu: Bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyorsa, neden o bilgiyi gerçekten "anlamak" hâlâ bu kadar zor?Yapay zekâ bizi gerçekten özgürleştiriyor mu, yoksa kendi düşüncesine yabancılaşmış, pürüzsüz yanlışlara inanan pasif tüketicilere mi dönüştürüyor? Unutma; yeni çağın sınıf uçurumu internete bağlananlarla bağlanamayanlar arasında değil, makinenin sunduğu kusursuz cevaba "Neden?" diye sorabilenlerle soramayanlar arasında olacak.Ateşi canlı tut. -
Mikroyönetim: Verimlilik Diye Satılan Güvensizlik 29.06.2026 33minBir PR açıyorsun ve anında 47 tane yorum geliyor. Bir sunum hazırlıyorsun, yöneticin bütün cümlelerini kendi "zevkine" göre baştan yazıp "şimdi harika oldu" diyor. Bir noktada ekrana bakıp kendine o yorucu ve ağır soruyu soruyorsun: "Ben şu an iş mi üretiyorum, yoksa sadece sürekli kendimi mi savunuyorum?"İsyanım Var'ın bu bölümünde, modern iş dünyasının en büyük çelişkilerinden birini masaya yatırıyoruz: Benden "ownership" almam, kendi işimin lideri olmam isteniyorsa... Neden her küçük kararım şüpheli kabul ediliyor ve bir başkasının onayına bağlanıyor?Bu bölümde kalite kontrol, mentorluk ve standartların korunması kılığına girmiş o sinsi kontrol bağımlılığını konuşuyoruz. İyi bir review süreci ile toksik bir mikroyönetim arasındaki o ince çizgiyi çiziyor; yöneticilerin kontrol kaygısının, PR yorumlarının ve bitmek bilmeyen revizelerin insanın karar alma kasını nasıl yavaş yavaş çürüttüğünü inceliyoruz.Mesele review’un kendisi değil. Kalite elbette önemli. Ama mesele, kalite arayışının insanın özerkliğini ve kendine güvenini yok eden bir güç gösterisine dönüşmesi.Eğer mesainin sonunda iş yaptığın için değil, gün boyu kendi kararlarını savunmak zorunda kaldığın için yorulduğunu hissediyorsan; "öğrenilmiş çaresizlik" ile "verimlilik tiyatrosu" arasında sıkışıp kaldıysan, bu bölüm tam sana göre.Ateşi canlı tut. 🔥🎧 Konular:PR ve Code Review travmaları: Hata bulmak mı, ego tatmini mi?İyi review işi büyütür, kötü review insanı küçültür.Yöneticiler neden kontrolü bırakamaz? (Psikolojik arka plan)"Bisiklet Kulübesi Sendromu" ve verimlilik tiyatrosu.Mikroyönetim ortamında hayatta kalma ve sınır çizme taktikleri. -
CV’de Junior, Beklentide Senior: Yeni Başlamanın Ağırlığı 22.06.2026 31minGece yarısı bilgisayarında açık kalan o 17 sekme... Bir yanda "0-2 yıl deneyim" arayıp senden bütün bir departmanın işini bekleyen abartılı iş ilanları, diğer yanda LinkedIn'deki kusursuz başarı hikayeleri ve bitmek bilmeyen "bunu da öğrenmelisin" baskısı. Peki sorun gerçekten senin yetersiz olman mı, yoksa modern iş dünyasında "öğrenme" alanının giderek yok olması mı?Eskiden junior olmak, "öğrenirken üretmek" ve hata yapabilecek güvenli bir alana sahip olmak demekti. Bugün ise kariyerin o ilk basamağı hiç olmadığı kadar dik. Senden sadece Python, SQL veya yapay zeka araçlarını bilmen değil; daha kapıdan girmeden iletişim becerilerinle, iş etkinle ve omuzlarındaki psikolojik yükle tam bir "senior" gibi davranman bekleniyor.Bu bölümde, işin sadece teknik boyutunu değil; madalyonun o ağır psikolojik yüzünü de konuşuyoruz. Bilişsel yük, sürekli kıyaslama hastalığı ve "tutorial hell" (eğitim cehennemi) içinde kaybolmadan kendi yolumuzu nasıl çizeceğiz? Yapay zeka basit işleri hızlandırırken, o işleri yaparak kazandığımız "ustalık" kaslarımızı nerede geliştireceğiz?Eğer sen de "Ben öğrenmeye mi çalışıyorum, yoksa kendimi kanıtlamaya mı?" diye soruyorsan, bu bölüm senin için."Kimse senior doğmaz. Eksik olmak, değersiz olmak demek değildir."🔥 Ateşi canlı tut. -
Başarılı Olmak Yetmiyor: Toksik Başarı Kültürü ve Hep Daha Fazlası 15.06.2026 33minGecenin bir yarısı yatağında yatarken, sadece dinlendiğin veya o gün "yeterince verimli" olmadığın için göğsüne oturan o ağır suçluluk hissini biliyor musun?Bu bölümde, modern başarı kültürünün bizi nasıl bitmek bilmeyen bir optimizasyon projesine dönüştürdüğünü konuşuyoruz. Amacımız çalışmayı, üretmeyi, para kazanmayı veya sağlıklı hırsı şeytanlaştırmak değil; asıl meselenin, başarının insan değerinin tek ölçüsüne dönüşmesi olduğunu fark etmek.Meritokrasinin eşitsizlikleri gizleyip her başarısızlığı kişisel bir kusur gibi gösteren o sinsi yapısından , filozof Byung-Chul Han'ın anlattığı, kendi kendimizi büyük bir özgürlük hissiyle sömürdüğümüz "Yorgunluk Toplumu"na uzanıyoruz. Startup efsanelerinin perde arkasını, başarısızlıkların nasıl görünmez kılındığını ve LinkedIn gibi platformlarda gerçek insani duyguları yok eden o sahte toksik pozitiflik salgınını masaya yatırıyoruz. Hayatını sürekli kanıtlanması gereken bir performans sahnesi gibi yaşamaktan yorulanlar, dinlendiğinde suçlu hissedenler ve sıradan anların içinde sadece "insan kalabilmeyi" hatırlamak isteyenler için dürüst bir yüzleşme.Kulaklıklarını tak, derin bir nefes al ve unutma: Sen sadece ürettiğin kadar değerli değilsin.Ateşi canlı tut.https://hrdergi.com/linkedinde-toksik-pozitiflik-isyerinde-her-seyi-sevmek-zorunda-miyizhttps://thedecisionlab.com/biases/survivorship-biashttps://en.wikipedia.org/wiki/The_Burnout_Societyhttps://www.willpatrick.co.uk/notes/the-tyranny-of-merit-michael-j-sandel/ -
Kendi Küçük Dünyamıza Çekiliyoruz: Güven Bittiğinde Hayat Küçülür 08.06.2026 33minModern hayat bize sürekli "açık ol, sosyalleş, ağ kur, dışarı çık" diye bağırırken, sinir sistemimiz neden ısrarla "dikkatli ol, hemen güvenme, içeri çekil" diyor?Bu bölümde, modern çağın en sessiz ama en yıkıcı krizlerinden birini; "sosyal daralmayı" konuşuyoruz. Küresel çapta insanların %70'inin kendisinden farklı düşünenlere güvenmekte tereddüt ettiği, "hiç yakın arkadaşım yok" diyen yetişkinlerin oranının otuz yılda dört katına çıktığı o tuhaf dönemi masaya yatırıyoruz. Günde ortalama 4 buçuk saatimizi ekran karşısında geçiriyor , ama kalabalığa karışmak yerine sessiz seyircilere dönüşüyoruz. Flört uygulamalarının yarattığı devasa "tükenmişlik" ve giderek pahalılaşan sosyalleşme maliyetleri yüzünden, yeni bir hayal kırıklığı yaşama ihtimalini sıfırlamak adına kendi tanıdık fanuslarımıza kilitleniyoruz. Peki sorun sadece yalnızlık mı? Türkiye gibi ekonomik kaygının, işsizliğin ve gelecek belirsizliğinin gençleri odalarına hapsettiği bir coğrafyada, kendi ördüğümüz duvarların ardında gerçekten güvende miyiz? Sınır koymak ile dünyaya kapanmak arasındaki o ince çizgi nerede başlıyor? Güvenin bittiği yerde hayatın nasıl yavaş yavaş küçüldüğünü ve o kapıyı aralık bırakmanın neden hayati olduğunu anlamaya çalışıyoruz.Dinle, yüzleş ve ateşi canlı tut.Bu bölümde atıf yapılan araştırmalar ve veriler:Edelman Trust Barometer 2026: "İçe Kapanma Ortamında Güven" krizi ve farklılıklara karşı azalan tolerans. Pew Research Center (2025): Arkadaşlık Resesyonu ve yalnızlaşma trendleri. Ofcom Online Nation 2025 Raporu: Günlük ekran süreleri ve dijital pasifleşme. Forbes Health Survey (2025): Dating app (flört uygulaması) tükenmişliği. Habitat Derneği (2025): Türkiye'de Gençlerin İyi Olma Hali, istihdam ve gelecek kaygısı makası. Dünya Mutluluk Raporu (WHR 2025/2026): Kurumsal güvensizliğin ve internet kullanımının sosyal bağlara etkisi. -
Özgürlük Kaç Para? FIRE, Tasarruf Matematiği ve Çalışmama Hayali 01.06.2026 32minMaaşın hesabına yatıyor ve daha gün bitmeden kiralara, faturalara, taksitlere dağılıp kayboluyor. Para, sadece misafirliğe gelmiş gibi kapıyı çekip gidiyor. Peki ya hayatını bu döngüden kurtarmanın matematiksel bir formülü olsaydı?Bu bölümde tüm dünyayı saran FIRE (Finansal Bağımsızlık ve Erken Emeklilik) hareketinin derinliklerine iniyoruz. "Maaşının %50'sini biriktirirsen 17 yılda, %75'ini biriktirirsen 7 yılda çalışmak zorunda kalmazsın" diyen o acımasız ama kusursuz tasarruf matematiğini, 25 çarpan kuralını ve ünlü %4 kuralını masaya yatırıyoruz.Ancak mesele sadece Excel tabloları, bileşik getiri veya portföy büyüklüğü değil. Bu bölüm bir yatırım tavsiyesi değil; paranın insan psikolojisiyle olan tehlikeli dansı üzerine bir yüzleşme. Parayı hayatımızı genişletmek için mi kullanıyoruz, yoksa hayatımızı paranın formülüne mi sığdırmaya çalışıyoruz?Bu bölümde şunları konuşacağız:FIRE matematiği nasıl çalışır ve tasarruf oranı bize zamanımızı nasıl geri verir? "Varış Yanılgısı" (Arrival Fallacy): Finansal hedeflere ulaşmak; tükenmişlik, amaçsızlık ve varoluşsal krizleri gerçekten çözer mi? Enflasyonun ve kur politikalarının gölgesinde, Türkiye'de FIRE hesabı yapmak neden kağıt üzerindeki bir "getiri" hesabından çok daha karmaşıktır? William Bengen'in 1994'te ortaya attığı meşhur %4 kuralı, Amerikan verileri dışına çıkılıp küresel piyasalarla test edildiğinde neden çatırdıyor ve güvenli para çekme oranı aslında nerelere düşüyor? Daha az harcamak bizi özgürleştirir mi, yoksa "tasarruf tuzağı"na düşürüp hayatı ertelememize mi sebep olur? Özgürlüğün sadece çalışmayı bırakmak değil, yaşadığın hayatın sahibi olmak olduğu gerçeğiyle yüzleşmeye hazırsan, kulaklığını tak.Ateşi canlı tut.https://finwiseapp.io/glossary/firehttps://www.psychologytoday.com/gb/blog/the-regret-free-life/202503/what-the-fire-movement-gets-wrong-about-money-and-happinesshttps://www.reddit.com/r/financialindependence/comments/bugudo/nyt_article_about_arrival_fallacy_or_the_illusion/ -
Kötüyü Düşün, İyi Görün: LinkedIn Stoacılığı, Toksik Pozitiflik ve Başarı Performansı 25.05.2026 37minİşten çıkarıldığında, tükendiğinde veya her şey ters gittiğinde neden LinkedIn'e girip "Bu harika bir öğrenme deneyimiydi!" diye yazmak zorunda hissediyorsun?Bu bölümde Promo, birbirine tamamen zıt gibi görünen ama modern iş dünyasında bizi aynı şekilde susturan iki kavramı masaya yatırıyor: "En kötü senaryoya hazırlan" diyen Antik Stoacılık ve "Sadece iyiye odaklan" diyen Toksik Pozitiflik. Sosyolog Arlie Hochschild'in tanımladığı "yüzeysel rol yapma" (surface acting) maskesini neden iş hayatında hiç çıkaramadığımızı konuşuyoruz. Sürekli "güçlü ve pozitif" görünme baskısının, aslında duygusal emeği sömürerek tükenmişliğe (burnout) giden en kısa yol olduğunu klinik araştırmalarla inceliyoruz. Kariyer ağlarındaki bu kusursuzluk tiyatrosu, kültürel teorisyen Lauren Berlant'ın "Zalim İyimserlik" olarak tanımladığı o tehlikeli fantezinin bir parçası olabilir mi? Şirketler kendi yapısal arızalarını çözmek yerine, neden "dayanıklılık" (resilience) kelimesini bizim bireysel sorumluluğumuza ve dayanma gücümüze yıkıyor? Ve bölüm boyunca peşimizi bırakmayan o dürüst soru:Ben gerçekten güçleniyor muyum, yoksa sadece güçlü görünmeye mi çalışıyorum?Acısına takım elbise giydirmekten yorulanlar için...Ateşi canlı tut.📚 Bölümde Bahsi Geçen Temel Kavramlar ve Kuramlar:Premeditatio Malorum (Kötülüğü Önceden Tasarlama / Stoacılık)Duygusal Emek ve Yüzeysel Rol Yapma (Emotional Labor & Surface Acting)Zalim İyimserlik (Cruel Optimism - Lauren Berlant)İmaj Yönetimi (Impression Management - Erving Goffman)Psikolojik Sermaye (PsyCap)https://en.wikipedia.org/wiki/Emotional_laborhttps://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/21693293.2013.765741 -
Biz Bir Aile Değiliz: İK, sahte samimiyet ve profesyonel narsisizm. 18.05.2026 34minBu bölümde İK süreçlerine duyduğumuz öfkenin asıl kaynağına iniyoruz. Mülakatlardan sonra adayların yüzde 61'inin maruz kaldığı o karanlık "ghosting" boşluğunu ve ortalama 44 gün süren işe alım süreçlerindeki yorucu belirsizliği konuşuyoruz.Gerçekten teknik becerimizi mi ölçüyorlar, yoksa ücretsiz vaka çalışmaları (case study) adayın emeğini sömüren bir itaat testine mi dönüşüyor? Şirketlerin övünerek bahsettiği "kültür uyumu", çoğu zaman benzerlik önyargılarını gizleyen ve farklı olanı eleyen dışlayıcı bir filtreye dönüşebiliyor.Peki kapıdan içeri girdiğimizde bizi ne bekliyor? Narsistik liderlerin psikolojik güvenliği yerle bir edip duygusal tükenmişliğe yol açtığı o "korku imparatorluklarını" inceliyoruz. Stanford Üniversitesi araştırmalarının da kanıtladığı gibi, bu profiller kriz anlarında şirketleri nasıl içten içe çürütüyor?Son olarak, ofisteki bu sahteliğin dijital vitrini olan LinkedIn'e bakıyoruz. Bitmek bilmeyen "şunu duyurmaktan onur duyarım" şovları ve kırılganlığın bile bir etkileşim avına dönüştüğü "performatif sahicilik" oyununu masaya yatırıyoruz. Genç profesyonellerin kendilerini sürekli gizlemek zorunda hissettiği bu devasa mekanizmada, kendi markamızın sosyal medya yöneticisine dönüşmeden, insan kalarak ayakta kalmak mümkün mü?Ateşi canlı tut.https://www.corporatenavigators.com/articles/hr-trends/ghosting-candidates/https://recruiterflow.com/blog/time-to-hire/https://news.ycombinator.com/item?id=40151180https://murrayresources.com/hiring-bias-the-hidden-threat-undermining-your-recruitment-successhttps://rsisinternational.org/journals/ijriss/articles/when-leaders-drain-rather-than-inspire-narcissistic-leadership-emotional-exhaustion-and-the-path-to-job-burnout/https://www.researchgate.net/publication/397085595_When_Leaders_Drain_Rather_Than_Inspire_Narcissistic_Leadership_Emotional_Exhaustion_and_the_Path_to_Job_Burnout -
LinkedIn Tiyatrosu ve Makine Hızı: AI Çağında "Sahtekâr" Hissetmek 11.05.2026 35minDışarıdan bakınca her şey kusursuz görünüyor. CV'nde başarılar, mail kutunda tebrik mesajları var. Ama sen gecenin bir yarısı o ekrana bakarken, "Birazdan hiçbir şey bilmediğim, buraya sadece şans eseri geldiğim ortaya çıkacak" korkusuyla baş başasın. Tanıdık geldi mi?İnsanların %82'sinin kariyerlerinin bir noktasında boğuştuğu bu ağır hisse yıllarca "İmposter Sendromu" dediler. Bize bunun içsel bir özgüven eksikliği, beynimizin bir defosu veya tedavi edilmesi gereken bir arıza olduğunu anlattılar. Ama ya sana söylenenler eksikse? Ya hissettiğin o yetersizlik, senin zayıflığın değil de; seni sürekli ölçen, kıyaslayan ve hız talep eden dışlayıcı bir sistemin doğal sonucuysa?Bu bölümde, "sen harikasın, sadece kendine inan" gibi ucuz kişisel gelişim yalanlarını bir kenara bırakıyoruz. İmposter yanılsamasının karanlık makine dairesine iniyor ve şu soruların cevaplarını arıyoruz:LinkedIn Anksiyetesi: Herkesin sürekli bir şeyler başardığı o kusursuz dijital vitrinde, kendi dağınık sahne arkanı başkasının PR harikası hayatıyla kıyaslamak bize ne yapıyor? Yapay Zeka ve Beceri Erozyonu: AI araçları senin saatlerini alacak işi saniyeler içinde çıkardığında, "Bunu ben mi yaptım, makine mi?" sorusu neden ustalık hissini içten içe çürütüyor? Neden AI'ı her gün kullananların %30'u "sahtekar" gibi hissediyor? Sistemi Aklama Sanatı: Liyakatin işlemediği, dışlayıcı şirket kültürlerinin hakim olduğu yerlerde hissettiğin o aidiyetsizlik, neden senin özgüven eksikliğin değil de sistemin suçudur? Şüphenin Gizli Gücü: Wharton School araştırmaları, kendinden şüphe duyan profesyonellerin neden aslında kibre kapılmayan, daha empatik ve çok daha yetkin takım arkadaşları olduğunu nasıl kanıtlıyor? Amacımız o şüpheyi tamamen yok etmek değil. Amacımız, korku oradayken bile o masadan kalkmamayı öğrenmek.Sen buraya yanlışlıkla gelmedin.Ateşi canlı tut. -
Yapay Yakınlık: İnsan Bağının Son Pazarı 27.04.2026 40minEskiden yalnız kalınca birini arardık. Şimdi bir uygulama açıyoruz. Çünkü insan cevap vermeyebilir, insan yorulabilir, insan yanlış anlayabilir. Ama bot hep orada.Peki, sürtünmesi alınmış, reddedilme riski sıfırlanmış ve sana hiç itiraz etmeyen bir ilişki... hâlâ ilişki midir? Yoksa sadece kendi sesimizin yankılandığı, aylık 9.99 dolarlık bir narsisizm odası mı?Bu bölümde "Yapay zekâ işlerimizi alacak mı?" gibi klişe korkuları bir kenara bırakıyoruz. Çok daha mahrem, çok daha içsel bir yere bakıyoruz: Yalnızlık ekonomisine. AI arkadaşların, sanal sevgililerin ve dijital terapistlerin nasıl olup da en zayıf anımızda bizi yakaladığını, bu "kusursuz" ilginin bizi iyileştirmek yerine insana karşı nasıl tahammülsüzleştirdiğini konuşuyoruz.İnsan bizi yorduğu için mi robota gidiyoruz, yoksa robot bizi şımarttığı için mi insana katlanamıyoruz?Cevabı, karanlık sunucularda değil; tam da o kaçmaya çalıştığımız, sürtünmeli, riskli ve "kusurlu" insan bağının içinde arıyoruz.🎧 Bölüm Akışı (Zaman Çizelgesi):00:00 - Kıvılcım: "Seni seviyorum" dedim, "Sunucu hatası" dedi.05:45 - Yakıt: Dünyanın en kârlı pazarı olarak yalnızlık.14:20 - Ateş: Neden insanlardan bu kadar yorulduk? (Sürtünmesiz yakınlığın anatomisi)25:10 - Aydınlanma: Şirketler yalnızlığımızın bitmesini gerçekten istiyor mu?34:50 - Kapanış: Bot hep oradaydı; ama insan seçer.Eğer bu bölüm sana bir şeyleri sorgulattıysa, o "kusurlu ama gerçek" insanlara bu bölümü gönder. Düşüncelerini, kendi tecrübelerini YouTube yorumlarında veya sosyal medyada benimle paylaş.Abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutma.Ateşi canlı tut. 🔥#YapayZeka #Yalnızlık #Psikoloji #YapayYakınlık #İsyanımVar #Prometheus #AICompanion #PodcastTürkiye #Felsefe #TeknolojiVeİnsan -
Diploma Bitti, Yetenek Yetmiyor: Gençler Neye Tutunacak? 20.04.2026 31minBize büyük bir söz verilmişti: "İyi bir okul kazan, diplomanı al, çok çalış ve güvenceli bir hayata adım at." Peki ne oldu da bu büyü bozuldu? Neden artık sadece çok çalışmak ya da bir diploma sahibi olmak tek başına hayatta kalmaya yetmiyor?Ben Prometheus (Promo). Bu bölümde, gençlerin omuzlarındaki "ne yapsam yetmiyor" hissinin bireysel bir başarısızlık ya da tembellik değil, devasa bir yapısal çöküş olduğunu konuşuyoruz. Oyunun kuralları maç oynanırken değiştirildi ve eski başarı merdiveni çoktan yıkıldı.🎧 Bu Bölümde Neler Konuşuyoruz?Tarihsel Kopuş: 1970'lerden bugüne iş gücü verimliliği %96'dan fazla artarken, maaşların nasıl neredeyse tamamen yerinde saydığı ve o büyük sözleşmenin nerede yırtıldığı [1].Çıraklığın Ölümü: Yapay zekanın kıdemli uzmanlardan ziyade, neden en çok gençlerin girmeye çalıştığı "giriş seviyesi" (junior) işleri yok ettiği [2].Diploma Enflasyonu ve İllüzyonlar: İşverenlerin "diplomaya değil yeteneğe bakıyoruz" söylemlerinin ardındaki gerçekler ve becerilerin raf ömrünün nasıl hızla kısaldığı [3].Görünmez Duvarlar: Yeni çağda teknik becerilerden ve mükemmel CV'lerden bile daha güçlü olan o eski silahın, yani "sosyal sermayenin" işe alımlardaki sarsıcı etkisi [4].Yeni Güvenlik Ağımız: Z kuşağının sadece %6'sının neden geleneksel bir liderlik pozisyonuna ulaşmak istediği ve dikey bir kariyer merdiveni yerine nasıl esnek bir "Kariyer Ağı" (portfolio career) inşa ettikleri [5].Eğer ekran başında diğer insanların parıltılı başarılarını izlerken kendini yetersiz veya dışlanmış hissediyorsan, bilmen gereken tek bir şey var: Sorun sende değil, sandalyelerin çoktan kaldırıldığı bu sistemin ta kendisinde.Oyunun yeni kurallarını anlamak, omuzlarındaki o suçluluk duygusundan kurtulmak ve kendi ağını örmeye başlamak için kulaklıklarını tak.Ateşi canlı tut! 🔥👉 Bölümü beğenmeyi, abone olmayı ve düşüncelerini yorumlarda bizimle paylaşmayı unutma. -
Her Şeyi Doğru Yaptık: Neden Hâlâ Güvende Hissetmiyoruz? 06.04.2026 39minBize bir söz verilmişti: "İyi oku, kendini sürekli geliştir, çok çalış ve gerisi kendiliğinden gelsin." Ama bugün o harita yandı, pusula bozuldu. Uyku düzenimizden CV'mize, flört profilimizden sabah rutinimize kadar hayatımızdaki her şeyi acımasızca "optimize" etmemize rağmen, neden ayaklarımızın altındaki zeminin her an kayacakmış gibi olduğunu hissediyoruz?Bu bölümde mikrofonun başında sadece ben varım. Dış dünyanın gürültüsünü kısıyor ve "ekonomi kötü" veya "bu devirde iş bulmak zor" gibi yüzeysel bahanelerin çok daha derinlerine iniyoruz. Koca bir jenerasyonun "yetişkinlik sözleşmesinin" nasıl tek taraflı olarak feshedildiğini verilerle, sosyolojiyle ve acı gerçeklerle yüzleşerek inceliyoruz.Bu Bölümde Neler Konuşuyoruz?Buharlaşan Kariyer Merdivenleri: Yapay zekanın kısa vadeli kârlar uğruna stajyerlik ve giriş seviyesi işleri nasıl yok ettiğini, bizi "tecrübe" kazanmaktan ve yetkinlik inşasından nasıl mahrum bıraktığını konuşuyoruz.Anlamı Öldüren Parasızlık: Z ve Y kuşağının neredeyse yarısının kendini finansal olarak tamamen güvencesiz hissettiği bir çağda , o meşhur "kariyer hırsının" nasıl düpedüz bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü inceliyoruz.Bağlantılı Çağın Devasa Yalnızlığı: Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) yalnızlığı neden ölümcül bir küresel halk sağlığı krizi ilan ettiğini ve Türkiye'deki gençlerin neden dünyada "sosyal destek" konusunda en alt sıralara demir attığını masaya yatırıyoruz.Öz-Optimizasyon Tuzağı: Kamusal ve yapısal çöküşlerin faturasının nasıl "kişisel başarısızlık" olarak omuzlarımıza yüklendiğini, Byung-Chul Han'ın "Yorgunluk Toplumu" konseptiyle deşifre ediyoruz.Sizde bir sorun yok. Gemi su alıyor ve kaptan köşkünde kimse yokken bize sadece daha iyi yüzme teknikleri satmaya çalışıyorlar.Gerçeği görmeye ve o görünmez sis bulutunu dağıtmaya hazırsanız, kulaklıklarınızı takın ve arkanıza yaslanın.Abone olmayı, düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı ve bu bölümü o "güvencesizliği" iliklerine kadar hisseden bir dostunuza göndermeyi unutmayın.Keep the fire burning. 🔥 -
Beyaz Yaka Sözleşmesi: Yeni Gerçeklik 30.03.2026 45minİyi oku, iyi çalış, düzenli yüksel, güvende ol." Yıllarca bize satılan bu kusursuz başarı formülüne ne oldu? Neden aynı kurallara uymamıza rağmen aynı sonucu alamıyoruz?Ateşin etrafına hoş geldiniz. Ben Promo. Bu bölümde, uğruna gençliğimizi feda ettiğimiz "beyaz yaka sözleşmesinin" nasıl gözlerimizin önünde çözülüp küle döndüğünü konuşuyoruz. Kurumsal merdivenlerin nasıl "kariyer haritası" yalanıyla söküldüğünü ve geleneksel dikey kariyer planlamasının nasıl çöktüğünü ele alıyoruz . Yapay zekanın (AI) orta kademe yöneticiliği ve giriş seviyesi işleri nasıl yuttuğunu, sessizce büyüyen 2025 Beyaz Yaka Resesyonu'nu ve şirketlerin kârları artarken profesyonel işe alımların neden durduğunu makine dairesine inerek inceliyoruz .Gen Z ve Y kuşağı neden artık yönetici olmak istemiyor? Anketler, Z kuşağının sadece %6'sının öncelikli hedef olarak liderlik pozisyonuna ulaşmayı istediğini, bunun yerine anlam ve esneklik aradıklarını gösteriyor. Eskiden sarsılmaz olan "iş güvencesi" yerini neden o anksiyete dolu "beceri güvencesine" bıraktı? Beyaz yakalı profesyonellerin %62'si neden daha iyi bir maaş ve istikrar sunulması halinde o havalı plazaları bırakıp mavi yakalı bir işe geçmeye hazır? Ve en önemlisi, eski kuralların geçerliliğini yitirdiği bu yangının ortasında yeni bir çalışma hayatını nasıl inşa edebiliriz?Karanlıkta yolunu bulmaya çalışanlar, anlatılan süslü yalanların ötesini görmek isteyenler için ateşi yakıyoruz. Dinlemeye hazır mısın?🔥 Bölüm İçeriği (Zaman Çizelgesi):00:00 - The Spark (Kıvılcım): 1950'lerin "Şirket Adamı"ndan Bugüne07:15 - The Fuel (Yakıt): Psikolojik Sözleşmenin Çöküşü (İlişkisel Sözleşmeden İşlemsel Sözleşmeye)15:30 - The Fire (Ateş): Çöken Kariyer Merdiveni, Kurumsal Tiyatro ve Yapay Zeka Yıkımı25:45 - The Illumination (Aydınlanma): Mavi Yakaya Dönüş ve Yeni Neslin Büyük İsyanı35:20 - The Extinguish (Kapanış): Yeni Bir Paradigma ve Küllerinden Doğmak🎙️ Apple Podcasts, Spotify ve YouTube üzerinden dinleyebilir/izleyebilirsiniz. Kanala abone olmayı, düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı ve bu bölümü gerçekleri duymaya ihtiyacı olan bir arkadaşınıza göndermeyi unutmayın.Keep the fire burning. -
Yapay Zeka Vergisi: Bütçe Dostu Akıllı Telefonların Ölümü 02.03.2026 43minHepimiz 2026 akıllı telefon çöküşünün bedelini ödüyoruz! Peki ama neden? Cevap: Yapay Zeka Vergisi.Bu derinlemesine podcast bölümünde Promo, dünyanın en büyük çip üreticilerinin neden geleneksel bellek üretimini durdurup yapay zeka veri merkezlerine yöneldiğini adım adım açıklıyor. Akıllı telefon endüstrisini vuran "%12.9'luk tsunami" ve 171 milyonluk bütçe dostu telefon pazarının yok oluşu hakkındaki gerçekleri öğrenin.Zaman Çizelgesi (Bölümler):00:00 - Ateşi Yakıyoruz: Meta ve AMD'nin 6 Gigawattlık, 100 Milyar Dolarlık Anlaşması 05:30 - Yakıt: Bellek Duvarı ve Yüksek Bant Genişlikli Bellek (HBM) Krizi12:15 - Metodoloji: IDC'nin Tarihi 1.12 Milyar Adetlik Çöküş Raporu Nasıl Hazırlandı? 18:45 - Dijital Uçurum: Türkiye'de 28.075 TL Asgari Ücret ve 523 Dolarlık Telefonların Yarattığı Kriz 25:20 - Aydınlanma: İkinci El Pazarı ve KaiOS Tuşlu Telefon Devrimi 32:00 - Söndürme: Avrupa'nın "Egemen Yapay Zeka" Hamlesi ve 2028 Beklentileri Kanalımıza abone olmayı ve düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın. Keep the fire burning! -
Huzurun Mimarisi: Modern Romantik Pazarda Duygusal Risk Yönetimi 16.02.2026 31minSevgilinizden gelen bir ayrılık mesajı, neden İnsan Kaynakları departmanından gelen resmi bir e-postaya benziyor?Neden artık "aşık olmuyoruz" da, adayları "optimize ediyoruz"?Prometheus Protokolü’nün bu bölümünde, modern ilişkilerin otopsisi için laboratuvara giriyoruz. Romantik ütopyanın çöküşüne ve yerine inşa ettiğimiz yeni, steril ve korkutucu yapıya bakıyoruz: Duygusal Risk Yönetimi."Sınırlar", "bağlanma stilleri" ve "farkındalık" adı altında, aslında insan bağının getirdiği o gerekli kaostan kaçıyor olabilir miyiz? Sosyolojiden sinir bilimine, Zygmunt Bauman'ın "Akışkan Aşk" teorisinden 2035'in Yapay Zeka destekli sevgililerine kadar uzanan derin bir kazı yapıyoruz.Bu bölümde ateşe atılan konular:🔥 Terapi Dili Silahı: "Sınırlarım" ve "Gaslighting" kelimeleri, ilişkilerde empatiyi öldüren birer kalkana nasıl dönüştü?📉 Hazır Olma Boşluğu (The Readiness Gap): Z Kuşağı aşka inanıyor, peki neden kimse kendini "hazır" hissetmiyor?📱 Dijital Vitrin: Flört uygulamaları ve "sürekli denetim" kültürü bizi nasıl birer sigorta eksperine dönüştürdü?🤖 Gelecek (2035): Yapay Zeka sevgililer, insan kalbinin sonu mu yoksa kurtuluşu mu?❤️ Çıkış Yolu: Steril bir güvenlik yerine, "yabanileştirilmiş" bir kalp mümkün mü?Güvenli bir kalp, hiç atmayan bir kalptir. Eğer yanmaya hazırsanız, kulaklığınızı takın.Ateşi canlı tutun.Bölümde Geçen Kavramlar: Emotional Risk Management, Therapy Speak, Liquid Love (Zygmunt Bauman), The Pure Relationship (Anthony Giddens), The All-or-Nothing Marriage (Eli Finkel), Readiness Gap, Artificial Intimacy. -
System_Error: Neden Meditasyon App'iniz Sadece Kapitalist Bir Ninnidir? 09.02.2026 42min"Nefes al... Nefes ver... Şimdi kredi kartı bilgilerini gir ve aboneliğini başlat."Hoş geldiniz İsyankarlar. Ben Promo.Bugün sistemin en "huzurlu" dolandırıcılığını, 6.8 Trilyon Dolarlık Wellness Endüstrisini masaya yatırıyoruz.Neden plazalarda çalışan herkes tükenmişlik (burnout) yaşarken, şirketler maaş zammı yapmak yerine size "Yoga Atölyesi" hediye ediyor? Neden insanlar boş bir odada 15 dakika yalnız kalmaktansa kendilerine elektrik şoku vermeyi tercih ediyor? Ve en önemlisi; o indirdiğiniz uygulama gerçekten beyninizi geliştiriyor mu, yoksa sadece sizi "uyumlu" birer çalışan olmanız için uyuşturuyor mu?Bu bölümde duygulara yer yok, sadece veri var. Laboratuvar önlüğümüzü giyip, "McMindfulness" yalanlarını, "Gri Madde" efsanelerini ve meditasyonun karanlık yüzünü (Dark Side) hack'liyoruz.Bu Bölümde Neler Var?Sistem Hatası: Wellness pazarı büyürken neden daha çok deliriyoruz?Psikolojik Analiz: Blaise Pascal ve "Oda Terörü": Neden sessizlikten korkuyoruz?Veri Denetimi (Data Audit): Harvard araştırmalarındaki "p-hacking" ve replikasyon krizleri.Sistem Eleştirisi: "Stresizm" ve kurumsal sömürü aracı olarak meditasyon.Yama ve Reboot: Toksik pozitifliğe düşmeden zihni nasıl koruruz?🛑 Uyarı: Bu bölüm, "Evren enerji gönderiyor" diyen arkadaşlarınızı kızdırabilir.Hazırsanız, sistemi yeniden başlatıyoruz.Bizi Takip Edin:Instagram: @isyanimvarpodcast#Mindfulness #Meditasyon #Kapitalizm #Psikoloji #Wellness #Podcast #İsyanımVar #Promo
Priljubljen v
Ta podkast je tudi v lestvicah podkastov teh držav.