Yenilenme Cehdi - Kırık Testi 12
Pirlanta Dinle
0
Bu bölümde, salih amel ve faydalı işlerdeki güzel başlangıçların neticeye ermek için tek başına yeterli olmadığı anlatılıyor. Nice büyük hamlenin baharı görmeden hazana erdiği, geride yıkık rüyalar bırakarak tarihin tozlu sayfalarında kaybolduğu hatırlatılıyor. Asıl mesele, varlık sahnesine çıkan bir aksiyonun kök salıp meyve veren bir ağaca nasıl dönüşeceğidir; yani süreklilik, sebat ve ihlâs. Kırık Testi serisinin bu bölümü, dinî ve hikmet yüklü bir sohbet eşliğinde yenilenme cehdinin nasıl kalıcı hale geleceğini sorguluyor.
Avsnitt
-
31. Hazımsızlık - Yenilenme Cehdi 23.08.2026 12minÖte yandan bu tür problemlerin üstesinden gelme adına, sürekli çevrenizdeki insanlara imanda derinleşme yollarını göstermeli, ihlâs ve uhuvveti nazara vermeli, onları sürekli sohbet-i cânanla rehabilite etmeli ve böylece onların nefis ve enaniyet cihetiyle fena bularak kalbî ve ruhî hayatları itibarıyla yeniden bekâ billâha mazhar olmaları istikametinde cehd ve gayret göstermelisiniz. Sohbetlerinizin birinci gündem maddesi, Allah’la münasebetlerimizi, durmamız gereken yerde tam durup durmadığımızı, düşünce dünyamız itibarıyla Kur’ânî çizgide olup olmadığımızı bir kere daha gözden geçirme olmalıdır. Her seferinde sohbet-i cânanla yeniden canlanmalı, bir kere daha dolmalı ve tekrar şarj olmalıyız. Böyle büyük bir mesele karşısında falan yerde okul açma, filân yerde üniversite açma gibi işler çok küçük kalır. İşte bu zaviyeden meseleye bakınca, nerede eksiğimiz olduğunu görmek mümkündür. Biz oturup kalkıp sürekli sohbet-i cânan demediğimizden, sözleri evirip çevirip Allah ve Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) getiremediğimizden, sürekli tahkikî iman etrafında tahşidatta bulunamadığımızdan haset ve hazımsızlık denilen o canavarın ağzına fermuar vuramıyoruz. Ağzına fermuar vuramadığımız için de bu canavar Müslümanları yamuk yumuk konuşturuyor ve yamuk yumuk davranışlar içine itiyor. -
30. Kâmil Niyetin Özellikleri - Yenilenme Cehdi 23.08.2026 20minNiyetin tarifinde ifade edilen “kalbin kastı” meselesinin doğru anlaşılması için konuyu biraz daha açmamız gerekir. Şöyle ki, niyetteki kasdü’l-kalb meselesi, bir şeyi sadece akıl ve kalbden geçirme demek değildir. Bilâkis o, insanın niyet ettiği hususta azimli ve kararlı olması ve niyetini hemen amele dönüştürme cehdi içinde bulunması demektir. Diğer bir ifadeyle Allah’a teveccüh, niyetin nazarî yanını oluştururken, onun pratiğe dökülmesi amelî buudunu teşkil eder. Bu açıdan niyet edilen meselenin realize edilmesi ve onun pratiğe taşınmasında kararlı olmak gerekir. -
29. Nazarî ve Amelî Milliyetperverlik - Yenilenme Cehdi 22.08.2026 14minEsasında İslâm tarihinde nifak şebekesinin menşei Pers kültürüne dayanır. Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer düşmanlığı, İslâm’ın içinde ilk nifak şebekesinin oluşmasına ve ilk nifak tohumlarının İslâm toprağına atılmasına sebep olmuştur. Ondan sonra nifak düşüncesi değişik zamanlarda, farklı boyut, farklı renk, farklı desen ve farklı şivelerle muhtelif eşrar ve füccar tarafından hep temsil edilegelmiştir. Irkçılık düşüncesi de böyle bir nifak anlayışının ürünüdür. -
28. İntihar - Yenilenme Cehdi 22.08.2026 15minFukahadan bazıları, intihar eden bir insanı, mürted gibi farz ederek, onun namazının kılınmayacağına hükmetmiştir. Fakat muvakkat cinnet geçiren bir insanın bu cinnet esnasında intihara kalkışmış olabileceği mülâhazası da vardır. Bu durumda bulunan insan ise, aklî dengesini yitirdiğinden dolayı ne yaptığının şuurunda olmaz. Bu sebeple, intihar eden bir kimsenin hangi saikle canına kıydığını ve yaşadığı hadisenin arka planının ne olduğunu tam olarak bilemediğimizden, bizim bu gibi insanlar hakkında hüsnüzan ederek dinimizin emrettiği şekilde onların techiz ü tekfinini yapmamızda, cenaze namazlarını kılıp haklarında hüsn-ü şehadette bulunmamızda mahzur görülmemiştir. -
27. Huneyn Gazvesi’nin Hatırlattıkları - Yenilenme Cehdi 20.08.2026 14minEvet, biz ne tür başarılara imza atarsak atalım kendimizi hep O’nun boynu tasmalı kapı kulları görmeliyiz. Zaten kendimizi O’nun halâiki görürsek, diğer bütün kulluklardan kurtulmuş oluruz. Bu aynı zamanda, başkalarının kendilerine göre oluşturdukları kast sistemlerinde bizi halaik gibi kullanmalarından kurtulma, kula kul olma gibi bir esaretten sıyrılma demektir. Zira Allah’a kul olmayanlar, çok değişik şeylerin kulu-kölesi haline gelirler. Bazıları şehvete, bazıları bohemliğe, bazıları menfaate, bazıları şöhrete; bazıları da güç ve kuvvete kul olur ve her şeyi kuvvetle halledeceklerini zannederek çeşit çeşit zulümlere girerler. Bu insanların hepsine siz esir gözüyle bakabilirsiniz. Hatta Allah’a kul olmayan bu kişilerin esir olduğuna dair yemin etseniz, yemininizde hânis (yalancı) olmazsınız. Çünkü bu şahıslardan kimilerinin boynunda on, kimilerinin beş, kimilerinin ise iki tane esaret zinciri vardır. -
26. Dengedeki Bir Aşk u Heyecan İnsanı: Hazreti Mevlâna - Yenilenme Cehdi 19.08.2026 14minDemek ki, insan önce kâmil bir imana sahip olmalı, ardından arızasız kusursuz İslâmiyet’i yaşamalı, daha sonra bütün derinliğiyle ihlâsı vicdanında duymaya, ihsan şuuruna ulaşmaya çalışmalı, vicdan bilgisiyle Allah’ı tam bilme yolunda olmalı, yaptığı amelleri tabiatının bir derinliği haline getirmeli ki zevk-i ruhanîye, şevk-i ilâhîye ulaşsın. Yani sağlam bir iman, sağlam bir İslâmiyet, sağlam bir ihsan şuuru, derin bir mârifetullah ve muhabbetullah olmadan aşk u şevke ulaşmak mümkün değildir. İşte Hazreti Mevlâna’nın cezbeye gelip, aşk u şevkle gerilip kendinden geçmesini bu zaviyeden ele almak gerekir. -
25. Kendi Kaynaklarımızdan Âzamî Derecede İstifade - Yenilenme Cehdi 18.08.2026 14minKendi düşüncesini ihya veya kendi düşünce çizgisinde bir dirilişi temin etme adına insanlarda öncelikle cinnet derecesinde bir heyecan olmalıdır. İnsanı yerinde durdurmayan, onu deli-divane gibi sağa-sola salacak bir heyecan! Eğer böyle bir heyecan yok ise insanları ülfetten, ünsiyetten, yol yorgunluğundan kurtarıp bir yere tevcih etmek oldukça zordur. -
24. Kendini İfade Etme Arzusu - Yenilenme Cehdi 17.08.2026 11minİşte ben, milletimizin namaz vazifesinin edası için “kılma” tabirini kullanmasını, onun edep ve terbiyesinin bir gereği olarak görüyorum. İhtimal ki insanımız şöyle düşünmektedir: “Eğer kıldığım namazın iç veya dış yapısında bir arıza varsa, ben bu namazı ikâme ettim diyemem. Bilâkis onu, gücümün yettiğince şeklen eda ettim. Ancak Cenâb-ı Hakk’ın engin rahmetinden ümit ederim ki, O, benim gibi namazını yarım-yamalak eda eden bir insanı da affeder.” Mahviyet, hacalet ve tevazu mülâhazasının bir sonucu olarak ortaya çıktığına inandığım böyle bir ifadeye bayıldığımı söyleyebilirim. -
23. Emanette Emin Miyiz? - Yenilenme Cehdi 14.08.2026 11minBaşlarımızın tacı olan Kur’ân-ı Kerim de bize bir emanettir. Onun hem hafızların zihinlerinde hem de mânâ ve muhtevasına sahip çıkılarak korunup muhafaza edilmesi gerekir. Şayet Kur’ân-ı Kerim, mânâ ve muhtevasıyla bilinmiyorsa, onun kadr ü kıymeti de bilinmiyor demektir. Unutulmamalı ki, gırtlak ağalarına emanet ederek sadece dinleyip teselli bulmakla Kur’ân’a sahip çıkmış olmayız. Asıl, renk atmasına ve solmasına meydan vermeksizin Kur’ân’ın toplum içinde hep canlı kalmasını sağlamalı, onu dünyanın biricik kitabı haline getirme adına çalışıp çabalamalı ve onun ruhunu, ruhlara üfleyerek bu emanete sahip çıkmalıyız. Eğer arz ettiğim çerçevede ona sahip çıkamıyorsak, kadife kılıflar içine koyup yatak odalarında başlarımızın üzerine assak da, o emanete ihanet ediyoruz demektir. -
22. Heyecan ve Mantık Buudlu Adanmış Ruhlar - Yenilenme Cehdi 14.08.2026 23minAyrıca bizim talip olduğumuz ve gerçekleştirmeye çalıştığımız yüce bir mefkûremiz varsa, bir yerde yolların tıkanıp kalması bizi yolumuzdan alıkoymamalıdır. İnanan gönüller olarak biz, yürüdüğümüz bir yol tıkandığında, alternatif başka bir yol bulur ve oradan yolumuza devam ederiz; o da tıkanacak olursa yeni bir yol araştırmaya koyuluruz. Yollar büsbütün yürünmez hâle gelse bile, “Biz yapamazsak bizden sonraki nesil, onlar da yapamazsa onlardan sonraki nesil Allah’ın izni ve inayetiyle mutlaka bu gaye-i hayali gerçekleştirecektir.” der ve hayatımız boyunca ümidimizden hiçbir şey kaybetmeden çalışıp çabalamaya devam ederiz. Gerekirse yıldızları gökten aşağı çekip, onlarla bir kısım oyunlar oynayacak kadar âlî himmetle yüksek gayeler peşinde koşar, dûn himmetliğin insanı öldüreceği mülâhazasıyla çıtayı hep yüksek tutmaya çalışırız. -
21. Mükemmellik Düşüncesi ve Tevazu - Yenilenme Cehdi 13.08.2026 11min..mürşid ve mübelliğ, ne yapıp edip mutlaka Allah’ı hoşnut edecek, derince ve çok buudlu ilme sahip olmaya çalışmalıdır. Fakat irşad ve tebliğ için sadece ilim ve mârifet yeterli değildir. Aynı zamanda insanoğlunun, bu çok önemli varidat ve mevhibelerin tamamen Cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve ihsanı olduğunun şuurunda bulunması gerekir. Üstad’ın Mektubat’ta dikkat çektiği üzere aslında bütün bu nimetler Sultan tarafından insana giydirilen bir kürk gibidir. Dolayısıyla bu nimetler görmezden gelinemez. Fakat onların bize ait olmadıkları mülâhazasını da hiçbir zaman unutmamalıyız. Yani bizim yapmamız gereken, güzelliği inkâr etmeyerek onu asıl sahibine vermektir. -
20. Adanmışlık Ruhu ve Hayat Standardı - Yenilenme Cehdi 13.08.2026 22minHususiyle Kur’an ve iman hizmetine gönül vermiş inananlar için kanaat daha bir ehemmiyet arz eder. Onlara, çoluk çocuğunu ve kendisini geçindirecek miktarda bir maaş takdir edilmesi, onları istihdam edenlerin vazifesidir. Ancak adanmışlık yoluna baş koyanların da bir ömür boyu hep muktesit ve kanaatkâr olmaları ve kendi hayatlarını dışarıdaki insanların hayatlarıyla mukayeseye girişmemeleri gerekir. İster yurt içinde isterse yurt dışında, nerede olursa olsun adanmış ruhlar burs ölçüsünde bir maaşla çalışmaya kendilerini alıştırmalıdırlar. Dışarıdaki insanların çok yüksek maaşlarla çalışmaları fedakârlık ufkunda pervaz edenler için örnek teşkil etmez. Onlar ev-bark sahibi olmayı düşünmez, başını sokacakları kiralık bir ev bulur ve çoluk çocuklarının geçimini temin edecek miktarda Cenâb-ı Hakk’ın lütfettiği şeylerle geçinir giderler. -
19. Çaresizlerin Duası Ve Ardına Kadar Açılan Rahmet Kapıları - Yenilenme Cehdi 12.08.2026 27minBazen öyle ızdıraplı dönemler yaşanır ki, millet fertleri çaresizlik içinde dört bir taraftan kuşatıldığını hisseder, içten içe sürekli kıvranır durur. İşte böyle bir hâlde insanlar şikâyet etmez, durumlarını sadece Allah’a arz eder, O’na el açar, yalvarıp yakarırlarsa, bu, onlar için en makbul bir dua hükmüne geçer. Esasen, içtimaî ahvalin boz bulanık bir hâl aldığı, dünyanın dört bir yanında zalimlerin “hayhuy”unun duyulduğu, mazlumların iniltilerinin ney gibi dinlendiği ve yığınların çaresizlik içinde kıvranıp durduğu şu günlerde Cenâb-ı Hak inanan gönülleri içine düştükleri bu zilletten kurtaracak ve onlara yeryüzü mirasçılığına giden yolları açacaksa, her hâlde bu, ızdırap içinde yaşadıktan ve ıztırar duasıyla Cenâb-ı Hakk’a tam teveccüh ettikten sonra olacaktır. Zaten tam bir tevhit içinde O’na yönelmeyenlerin, verilecek emanete hıyanet etme ihtimali vardır. Zira o emanet ancak imtihanlardan geçmiş, ıztırar hâliyle ızdırap çekmiş insanlara devredilir. Rahat içinde elde edilen nimetleri korumak oldukça zordur. Toplum arasında yaygın olan, “haydan gelen huya gider” sözü de bu hakikati ifade etmektedir. Mesela miras yoluyla elde edilen mallar genellikle kıymeti bilinemediğinden mirasyediler tarafından saçılıp savrulmaktadır. -
18. Mü’minin Mü’mine Karşı En Büyük Yardımı: Dua - Yenilenme Cehdi 11.08.2026 18min..biz de Efendiler Efendisi’nin nurlu beyanlarıyla Rabbimiz’e teveccüh edebiliriz. Bu açıdan bir insan dualarında bin defa:“Allah’ım, nebin Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Senden istediği her hayrı Senden istiyor, yine nebin Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem), şerrinden Sana sığındığı şeylerden de yine Sana sığınıyoruz.” dese, yine de şahsı adına bunu az görüp “daha çok olabilir” demelidir. Çünkü Allah Resûlü (aleyhi ekmelüttehâyâ) Allah’ın sevmediği, O’nun razı olmadığı bir şeyi O’ndan istememiştir. -
17. En Yüce Gaye ve Merak Duygusu - Yenilenme Cehdi 11.08.2026 14minAllah’ım sana kurban olayım! İyi ki bize Kendini ve Efendiler Efendisi’ni bu ölçüde bile olsa tanıtıp duyurmuşsun. Hayatımız için hayatî derecede lüzumlu ve bizi Sana yakınlaştırıcı olan İslâmiyet’i bize nasip etmişsin. Allah’ım bütün bunlardan dolayı Sana binlerce hamd ü senâ olsun! -
16. Suizan ve Haset, Sohbet ve Nasihatten İstifade - Yenilenme Cehdi 10.08.2026 26minSohbete kulak veren insanların sohbet eden zat hakkında olumsuz düşüncelere girmemeleri ve söylenilen sözleri kabule açık bulunmaları da sohbetten istifade adına çok önemlidir. Konuşulan sözlerin, sadece kulağa girmesi değil, kalbe de tesir ederek değişik değerlendirme mekanizmalarında hazmedilebilmesi, ancak dinleyenin önyargılardan uzak bulunmasına bağlıdır. -
15. Beşerî Münasebetlerde Nezaket Ve Zarafet, İnayet Çağrısı - Yenilenme Cehdi 10.08.2026 27min“Allah’ım bu yolda yürümek benim haddim değil ama ben kendimi bu işe verdim. Enbiya-yı izâma, evliya-i fihâma, ebrar-ı kirama baktım, hepsi bu deryada yüzüyorlar. Ben de her ne kadar yüzmeyi beceremesem de onların yolundan gitme arzu ve niyetindeyim.” deyip o deryaya atlaması bir inayet çağrısı olur. Allah (celle celâluhu) Kendisine teveccüh etmiş böyle bir kulun boğulmasına fırsat vermez ve elinden tutup onu oradan çıkarır. -
14. Hakka Hizmete Engel Olan Gaflet Türleri - Yenilenme Cehdi 09.08.2026 32minCenâb-ı Hak tarafından toplumların diriliş, yükseliş ve çözülüş dönemleri için kaderî planda belli bir zaman takdir edilmiştir. Fakat biz takdir edilen bu zamanın süresini bilemeyiz. Mesela, hayatlarını başkalarını diriltmeye vakfeden, “âlemi diriltmezsek bizim de dirilmeden nasibimiz olamaz” mülâhazasına kilitli bulunan iman ve aşk u şevk kahramanlarının yaşadığı dönemi birinci fasıl olarak ele alalım. Şimdi biz, kaderî planda bu fasıl için takdir edilen zamanı bilemediğimizden dolayı, “bu faslın ömrü elli senedir; yüz senedir” gibi bir değerlendirmede bulunamayız. Çünkü kader, ilm-i ilâhînin bir tezahürüdür. Biz ise bu ilmî programı bilemeyiz. O hâlde bize düşen, ister birinci, ister ikinci, isterse üçüncü fasıl olsun, hangi dönemde bulunursak bulunalım, irademizin hakkını vererek o dönemdeki hayır ve güzelliklerin ömrünü uzatmaya çalışmak olmalıdır. -
13. Gafleti Dağıtacak İksir: Zikir - Yenilenme Cehdi 09.08.2026 25minTabiî zikir sadece bazı şeyleri dille vird-i zeban etmek demek değildir; aynı zamanda o, bazı şeyleri anmak ve hatırlamak suretiyle tefekkür etme ameliyesidir. Bu açıdan, mesela, Mus’ab İbn Umeyr ve Sa’d İbn Muaz gibi zatları, kahramanlıkları ve hakka yürüyüşleriyle hatırlamak da bir zikirdir. Böyle bir hatırlama, gaflet içinde bulunan insanın gafletini dağıtacak, yeniden kendine gelip kendini keşfetmesine, konumu itibarıyla kendini doğru okuyup doğru yorumlamasına ve böylece Cenâb-ı Hakk’ın mârifetine doğru yürümesine vesile olacaktır. Evet, insanın kendini doğru okuması, konumunu belirlemesi, durduğu yer ile durması gerekli olan yere bakması ve aradaki mesafeyi ölçmesi gibi enfüste yapacağı bütün tefekkür, tedebbür ve tezekkürler zikir kategorisi içinde mütalâa edilebilir. -
12. Güzergâh Emniyeti ve Siyer Felsefesi ve Hudeybiye Sulhü - Yenilenme Cehdi 08.08.2026 32minHâsılı günümüz şartları içinde sizin hesabınıza olumlu bir şeylerin olmasını arzu ediyorsanız, bunun, dostluk, taraftarlık ve sempatizanlık atmosferi içinde olacağını asla unutmamalısınız. Eğer farklı kültür ve anlayıştaki insanlarla görüşür, yüzleşir, el ele tutuşur, bir masa etrafında yemek yer ve aynı servisten çay isterseniz, işte o zaman birbirinizi daha iyi tanıma imkânı bulursunuz. Başkalarının sizi, kendi derinliklerinizle ve kendi kültür enginliklerinizle tanımaları da ancak bu sayede gerçekleşir. Ve yine ancak bu sayede günümüzün farklı kültür ve coğrafyalarda yaşayan insanları sizinle ilgili şartlanmışlık ve önyargılardan kurtulabilirler.
Populär i
Den här podcasten finns även i podcastlistor i dessa länder.