Kur'an-i Kerim Tefsiri - Hasan

Kur'an-i Kerim Tefsiri - Hasan

Hasan Göktaş
Країна Туреччина
Мова TR
Епізодів 500
Останній 16.05.2026

Kur'an-ı Kerim Tefsiri programı, Hasan Göktaş tarafından sunulan bir İslami içerikli podcast'tir. Programda Kur'an ayetlerinin tefsiri yapılmakta ve dinleyicilere dini bilgiler aktarılmaktadır. Podcast, WhatsApp ve Telegram grupları üzerinden de takip edilebilmektedir. Tüm dersler SoundCloud üzerinden dinlenebilir ve indirilebilir.

Епізоди

  • 028 Kaf Suresi Tefsiri - Mahmut Toptas N034 M050 16.05.2026 29хв
    *50 KAF SÛRESİ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adı ile 1 Kaaaaf, Çok şerefli Kur'ân'a yemin olsun ki, 2 Kendilerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: "Bu, şaşılacak bir şeydir. 3 Biz ölüp toprak olduktan sonra mı? (diriltileceğiz) Bu uzak bir dönüştür." 4 Toprağın onlardan neyi eksilttiğini biz muhakkak bilmekteyiz. Bizim yanımızda, (her şeyi) muhafaza eden bir kitap vardır. 5 Doğrusu hak kendilerine gelince, onu yalanladılar. Onlar şimdi karma karışık bir işin içindedirler. 6 Üstlerindeki gökyüzüne bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina edip süslemişiz. Onda hiçbir çatlak da yoktu. 7 Yeryüzünü nasıl yaydık, ona dağları bıraktık. Orada her sınıftan iç açıcı bitkiler bitirdik. 8 Allah'a yönelen her kulun basiretini açmak ve öğüt almak için (bunları yarattık). 9 Gökyüzünden bereketli su indirdik ve onunla bahçeler ve biçilen taneler bitirdik. 10 Tomurcukları dizilmiş yüksek hurmalar (bitirdik). 11 Kullara rızk olsun diye, o su ile Biz, ölü bir ülkeye can verdik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir. 12 Onlardan önce Nuh'un kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) da yalanlamıştı. 13 Ad (kavmi), Firavun ve Lût'un kardeşleri (kavmi) de (yalanlamıştı.) 14 Eyke halkı, Tûbba kavmi. Hepsi peygamberleri yalanladılar da azabım hak oldu. 15 Biz, ilk yaratışda yorulduk mu (ki yeniden yaratamayalım?) Hayır, onlar bu yeni yaratıştan şüphe içindedirler. 16 And olsun insanı biz yarattık. Nefsinin ona vereceği vesveseyi biz biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız. 17 Sağında ve solunda oturan iki alıcı (melek) vardır. 18 Söylediği her sözde muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır. 19 (Bir gün) ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelir. "İşte senin kaçıp durduğun şey (inkâr ettiğin) bu" (denir). 20 Sur’a üfürülmüştür. İşte bu da azap günüdür. 21 Herkes beraberinde (mahşere) sevk eden (Melek) ve şahitle gelir. 22 And olsun sen (dünyada iken) bundan gaflette idin. Şimdi perdeni açtık. Bugün gözün çok keskindir. 23 Arkadaşı: "İşte benim yanımdaki (amel defteri) hazırdır" dedi. 24 (İki meleğe şu emir verilir:) Her inatçı inkârcıyı Cehenneme atın. 25 Hayrı engelleyeni, haddi aşanı, şüpheciyi (atın Cehenneme). 26 Allah ile beraber başka ilâh edineni, onu şiddetli azaba atın. 27 (Şeytan) der ki: "Rabbimiz onu ben azdırmadım. Ancak o derin bir sapıklığın içindeydi". 28 O esnada (Allah) buyurur: "Huzurumda çekişmeyin. Ben size tehdidimi göndermiştim." 29 "Huzurumda söz değiştirilmez. Ben kullarıma zulmedici değilim." 30 O gün biz Cehenneme; "doldun mu?" deriz. O da "Daha var mı?" der. 31 Cennet, mûttakilere uzak olmadan, yaklaştırılmıştır. 32 İşte bu(Rabbine) dönen,(Allah'ın hadlerini) koruyan herkes için vad ettiğimiz(Cennet) tir. 33 Görmediği halde Rahmân (olan Allah) dan korkan ve (Allah'a) yönelmiş bir kalple gelen (ler içindir). 34 Oraya (Cennete) selâmla girin. İşte bu ebedilik günüdür. 35 Orada onlar için diledikleri vardır. Yanımızda daha fazlası vardır. 36 Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik ki, onlar bunlardan kuvvetçe daha güçlü idiler. (ölümden kurtulmak için) ülkeleri delik deşik ettiler.(Ölümden) kurtuluş yeri var mıdır? 37 Şüphesiz bunda kalbi olan veya kulak veren ve görenler için öğüt vardır. 38 And olsun biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı. 39 Söylediklerine sabret. Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et. 40 Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkasında O’nu tesbih et. 41 Bağıranın (İsrafil’in) yakın bir yerden bağıracağı günde, iyi dinle. 42 O gün gerçek "Sayhayı" işitecekler. İşte bu, (kabirden) çıkış günüdür. 43 Şüphesiz biz diriltiriz, Biz öldürürüz ve dönüş Bizedir. 44 O gün yeryüzü onlardan çabucak ayrılır. İşte bu haşir’dir. Bu Bize çok kolaydır. 45 Biz onların ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onlar üzerine zorba değilsin. Tehdidimden korkanlara, Kur'ân'la öğüt ver. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/028-kaf-suresi-tefsiri-mahmut-toptas
  • 001 - alak suresi tefsiri Mahmut Toptas ARR 12.05.2026 29хв
    001 - alak suresi tefsiri Mahmut Toptas ARR by Hasan Göktaş
  • Nahl Suresi 116-128 Tefsiri - Ali Kucuk 01.10.2025 58хв
    *16 NAHL SÛRESİ 116-128 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 116 Dilinizin yalan vasıflandırmasıyla: "Şu helaldır, bu haramdır" demeyin ki, Allah'a yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar felah bulmazlar. 117 (Dünyada) azıcık bir faydalanma vardır. Acıklı azab onlar içindir. 118 Yahûdi olanlara daha önce (En'am 146) sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik. Ancak onlar kendilerine zulmediyorlar. 119 Sonra şüphesiz Rabbin, bilmeden kötülük yapan, sonra da bunun ardından tevbe edip ıslah edenlere, şüphesiz Rabbin ğafur'dur, rahîm'dir. 120 Şüphesiz İbrahim (tek başına) bir ümmetti. Allah'a itaatkâr (batıla meyletmeyen) hanif idi. Müşriklerden olmadı. 121 Allah'ın nimetlerine şükredendi. (Allah) O’nu seçti ve doğru yola iletti. 122 O’na dünyada güzellik verdik. Ahirette de şüphesiz O salihlerdendir. 123 Sonra sana: "İbrahim'in dinine hanif olarak uy, o müşriklerden olmadı" diye vahy ettik. 124 Cumartesi ancak onun hakkında ihtilaf edenler üzerine (farz) kılındı. Şüphesiz Rabbin kıyamet gününde ihtilaf ettikleri konuda aralarında hükmedecektir. 125 Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle da'vet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir ve O, hidâyette olanı da en iyi bilendir. 126 Eğer ceza ile karşılık verecekseniz, size yapılan azabın benzeriyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır. 127 Sabret; senin sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlara karşı üzülme. Yaptıkları hilelerden dolayı sıkıntıya düşme. 128 Şüphesiz Allah, iyi korunanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-116-128-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 103-115 Tefsiri - Ali Kucuk 30.09.2025 1год
    *16 NAHL SÛRESİ 103-115 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 103 Onların: "Ona (Muhammed’e) bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. O kendisine saptıklarının (Muhammed'e öğretiyor dedikleri insanın) dili yabancıdır. Bu (Kur’ân) ise apaçık Arapça’dır. 104 Allah'ın âyetlerine iman etmeyenleri Allah hidâyete erdirmez ve onlar için acıklı azap vardır. 105 Ancak Allah'ın âyetlerine iman etmeyenler yalan uydururlar. İşte onlar yalancıların ta kendisidirler. 106 Kim imanından sonra Allah'ı inkâr ederse ve göğsünü küfre açarsa, Allah'tan bir gazab onların üzerinedir ve onlar için büyük bir azap vardır. Ancak kalbi imanla mutmain iken, İnkâra zorlananlar (kalbi imanlı iken diliyle inkâr edenler) hariç. 107 Bu, onların dünya hayatını âhiretten daha fazla sevmeleri sebebiyledir. Allah kâfir kavme hidâyet vermez. 108 İşte onlar öyle kimselerdir ki, Allah onların kalpleri, kulakları ve gözleri üzerine mühür vurmuştur ve onlar gafillerin ta kendileridir. 109 Şüphesiz onlar âhirette hüsrana uğrayacakların ta kendisidirler. 110 Sonra şüphesiz Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra cihat edip sabredenlerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bunlardan sonra ğafur'dur, rahîm'dir. 111 O gün herkes kendi canını kurtarmak üzere gelir. Herkese yaptığının karşılığı verilir ve onlara haksızlık yapılmaz. 112 Allah size güven içinde, huzurlu, rızkı her yerde bolca, ona gelen bir şehri örnek olarak anlattı. (O şehir halkı) Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etti de Allah onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korkuyu tattırdı. 113 Şüphesiz onlara onlardan bir peygamber geldi, onu yalanladılar. Bunun üzerine onlar zalimler iken azap onları yakalayıverdi. 114 Allah'ın size verdiği rızktan helâl ve temiz olarak yiyiniz. Eğer ancak ona ibadet ediyorsanız Allah'ın nimetine şükrediniz. 115 Size ancak ölüyü, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası için kesileni haram kıldı. Kim (yemeye) mecbur kalırsa (başkasının hakkına) saldırmadan, haddi aşmadan (yesin), şüphesiz Allah ğafur'dur, rahîm'dir. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-103-115-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 90-102 Tefsiri - Ali Kucuk 28.09.2025 57хв
    *16 NAHL SÛRESİ 90-102 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 90 Şüphesiz Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya vermeyi emreder, fuhşiyatı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. Öğüt alasınız diye size öğüt verir. 91 Andlaşma yaptığınızda Allah'ın sözünü yerine getirin. Sağlamlaştırdıktan sonra yeminleri bozmayın. Çünkü Allah'ı üzerinize kefil kıldınız. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı bilir. 92 İpliğini sağlamca eğirdikten sonra çözen kadın gibi olmayın. Bir ümmet (kâfirler) diğer ümmetten (mü'minlerden) daha çok diye yeminlerinizi aranızda (faydalı) bir giriş edinirsiniz. Ancak Allah sizi O (kâfirlerin çokluğuyla) imtihan eder ve hakkında ihtilaf ettiklerinizi kıyamet günü size muhakkak açıklayacaktır. 93 Eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı. Ancak O dilediğini saptırır, dilediğini hidâyete erdirir ve siz, yaptıklarınızdan muhakkak sorguya çekileceksiniz. 94 Yeminlerinizi (fesada) bir giriş edinmeyin, yoksa sapasağlam bastıktan sonra ayak kayıverir, Allah yolundan saptığınız için azabı tadarsınız. Sizin için büyük azap vardır. 95 Allah'a verdiğiniz sözü az parayla satmayın. Eğer bilirseniz Allah katındaki sizin için daha hayırlıdır. 96 Sizin yanınızdakiler (dünyalık) tükenir, Allah katındaki ise bakidir. Biz, sabredenlerin mükâfatını yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz. 97 Erkek veya kadınlardan, kim mü'min olarak salih amel işlerse onu (dünyada) güzel bir hayatla yaşatırız ve onun (âhirette) mükâfatını yaptıklarının en güzeliyle veririz. 98 Kur’ân okuduğunda (okumadan önce) koğulmuş şeytandan Allah'a sığın. ("Euzû billahi mineşşeytanirracim" de) 99 Çünkü onun, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde otoritesi yoktur. 100 Ancak onun (şeytanın) otoritesi, onu (şeytanı) kendisine dost edinen ve onunla (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir. 101 Biz bir âyetin yerine bir âyet getirdiğimiz zaman ki Allah neyi indirdiğini iyi bilir "Sen uyduruyorsun" dediler. Hayır onların bir çoğu bilmez. 102 De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, Müslümanlara hidâyet ve müjde olmak üzere onu (Kur’ân'ı) hak ile Rabbinden Ruhul Kudüs (Cebrail) indirdi." https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-90-102-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 77-89 Tefsiri - Ali Kucuk 27.09.2025 57хв
    *16 NAHL SÛRESİ 77-89 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 77 Göklerin ve yerin ğaybı Allah'a aittir. Kıyametin işi bir göz açıp kapama gibi veya daha yakındır. Şüphesiz Allah her şeye gücü yeter. 78 Siz hiçbir şey bilmezken Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı. Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz. 79 Gökyüzünün boşluğunda emrine boyun eğdirilmiş kuşları görmüyorlar mı? Onları Allah'tan başka kimse tutmaz. İşte bunda iman eden kavim için âyetler vardır. 80 Allah size evlerinizden meskenler kıldı. Davarların derilerinden size göçtüğünüz günde ve konduğunuz günde hafifçe taşıyacağınız evler kıldı. Onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar döşenecek ve ticaret malı kıldı. 81 Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı. Dağlardan size barınaklar yaptı. Sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve sizi düşmanınızdan koruyan elbiseler yaptı. Sizin Müslüman olmanız için üzerinize nimetini size işte böylece tamamlıyor. 82 Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen apaçık tebliğdir. 83 Allah'ın nimetini bilirler. Sonra da onları inkâr ederler. Onların çoğunluğu kâfirdir. 84 Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz. Sonra kâfirlere (özür dileme için) izin verilmez. (Allah'ın rızasını istemeye) fırsat verilmezler. 85 Zalimler azabı gördüklerinde onlardan azap hafifletilmez ve onlara zaman da tanınmaz. 86 (Allah'a) ortak koşanlar, ortak koştuklarını gördüklerinde: "Rabbimiz, işte bizim (sana) ortak koştuklarımız ki Senden başka dua ettiklerimiz bunlar" dediler. Onlar (put adamlar): "Şüphesiz yalancılarsınız" diye laf attılar. 87 O gün onlar (müşrikler), Allah'a teslim olduklarını bildirdiler ve (o gün) bütün uydurdukları onları bırakıp gitti.m 88 Kâfirlere ve Allah yolundan alıkoyanlara, bozgunculuk yapmaları sebebiyle azap üzerine azap artırdık. 89 Kıyamet günü her ümmet içinde onlara kendilerinden bir şahit gönderdiğimizde, seni de bunlar üzerine şahit getirdik. Sana bu kitabı, her şeyi açıklamak, yol göstermek, rahmet olmak ve Müslümanları müjdelemek için indirdik. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-77-89-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 65-76 Tefsiri - Ali Kucuk 26.09.2025 55хв
    *16 NAHL SÛRESİ 65-76 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 65 Allah gökyüzünden suyu indirdi de onunla öldükten sonra yeryüzünü diriltti. Şüphesiz bunda işiten bir kavim için bir âyet vardır. 66 Davarlarda (Deve, sığır, koyun, keçide) sizin için ibret vardır. Onların karınlarından, fışkı ile kan arasından içenler için, gâyet kolay süt içiriyoruz. 67 Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden içki ve güzel rızk elde edersiniz. İşte bunda aklını kullanan kavim için âyet vardır. 68 Rabbin, arıya şöyle vahy etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve çardak (kovan)lardan evler edin." 69 "Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin yollarına boyun eğerek yürü." Onların (arıların) karınlarından çeşitli renklerde içecekler çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Düşünen kavim için bunda âyet vardır. 70 Sizi, Allah yarattı. Sonra sizi O öldürecek. Bir kısmınızı bir şey bildikten sonra, bir şey bilmez olsun diye ömrün en reziline döndürür. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir. 71 Allah, rızk konusunda sizi birbirinize üstün kıldı. (Rızkta) üstün kılınanlar, ellerinin altındakilere; onlarla rızkda ortak olmasınlar diye rızklarını vermiyorlar. Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar? (İnsanoğlu bile kendi kazancına, çalışanlarını ortak etmiyor ve onlara yalnız ücretlerini veriyor. Allah, niçin kendi mülkünde yarattıklarını ortak edinsin?) 72 Allah, nefislerinizde sizin için eşler yarattı. Sizin için eşlerinizden oğullar ve torunlar yarattı ve sizi güzel rızklarla besledi. Batıla inanıyorlar da, Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar? 73 Göklerde ve yerde kendileri için hiçbir rızka sahip olmayan ve buna gücü de yetmeyen, Allah'tan başkasına ibadet ediyorlar. 74 Allah'a benzerler bulmaya kalkmayın. Çünkü Allah bilir, siz bilmezsiniz. 75 Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olan köle ile, kendisine tarafımızdan rızk verdiğimiz ve o rızktan gizlice ve açıktan infak edeni misal verdi. Hiç bunlar denk olur mu? Allah'a hamd olsun. Onların birçoğu bilmezler. 76 Allah, biri dilsiz olan, hiçbir şeye gücü yetmeyen, efendisine yük olan, nereye gönderse bir hayır getirmeyenle, adaleti emreden, doğru yolda olan iki adamı örnek verdi. Bu (köle öbürü ile) denk midir? https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-65-76-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 45-64 Tefsiri - Ali Kucuk 25.09.2025 58хв
    *16 NAHL SÛRESİ 45-64 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 45 Kötü tuzaklar kuranlar, Allah'ın kendilerini yere batırmayacağından veya bilmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden emin mi oldular? 46 Yahut dönüp dolaşırken onları (azabın) alıvermesinden (emin mi oldular?) Onlar (Allah'ı) aciz bırakamazlar. 47 Yahut onları korkutarak yakalayıvermesinden (emin mi oldular?) Şüphesiz Rabbin çok şefkatli, çok merhametlidir. 48 Onlar, Allah'ın yarattıklarından herhangi bir şeye bakmadılar mı? Gölgeleri sağ ve sollarından sürünerek, Allah'a secde ederek döner durur. (Secde ayeti) 49 Göklerde ve yerdekiler gerek canlı olsun, gerek melekler olsun, Allah'a secde ederler ve onlar kibirlenmezler. (Secde âyetidir.) 50 Üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyleri yaparlar. 51 Allah dedi ki: "İki ilâh edinmeyin O, ancak bir tek ilâhtır. Ancak benden korkun." 52 Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Din de devamlı O’nundur. Siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz? 53 Nimet olarak neyiniz varsa Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğunda ona yalvarırsınız. 54 Sonra zararı giderdiğinde, sizden bir kısmı Rablerine ortak koşarlar. 55 Onlara verdiklerimize nankörlük etmek için (Allah'a ortak koşarlar). Öyle ise eğlene durun yakında (gerçeği) bileceksiniz. 56 Onlara verdiğimiz rızkdan, hiçbir şey bilmeyen (ilâhlarına) pay ayırırlar. Allah'a yemin olsun ki, yaptığınız iftiradan sorulacaksınız. 57 Kızları Allah'a mal ediyorlar. ("Melekler Allah'ın kızlarıdır" diyorlar) Haşa O, münezzehtir. Çok istedikleri (erkek çocukları da) kendilerine mal ediyorlar. 58 Onlardan biri kız çocuğuyla müjdelendiğinde, öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir. 59 Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden kavminden gizlenir. Onu alçak bir şekilde tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat edin ne kadar kötü hüküm veriyorlar. 60 Ahirete iman etmeyenler için kötü örnek olmak vardır. En yüce örnek Allah'a aittir. O, her şeye gücü yetendir, hükmedendir. 61 Eğer Allah insanları zulümleri sebebiyle cezalandırmış olsaydı, yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı. Ancak onları belirli bir zamana kadar geciktirir. Onların eceli geldiği zaman bir saat geri kalmaz, ileri de gitmez. 62 Hoşlanmadıklarını Allah'a mal ederler. "En güzel sonuç onların" diye dilleri de yalan söyler. Şüphesiz ateş onlar içindir ve onlar (ateş için) ileri sürülenlerdir. 63 Allah'a yemin olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamber gönderdik. Şeytan onlara yaptıklarını süsledi. O (şeytan) bugün onların dostudur. Onlar için acıklı bir azap vardır. 64 Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman, yol gösteren ve iman eden kavme rahmet olması için bu kitabı sana indirdik. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-45-64-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 33-44 Tefsiri - Ali Kucuk 24.09.2025 59хв
    *16 NAHL SÛRESİ 33-44 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 33 Kafirler kendilerine (ölüm) meleklerinin veya Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmettiler. 34 Yaptıklarının cezası onlara isabet etti ve kendisiyle alay ettikleri şey (azab) onları kuşattı. 35 Şirk koşanlar: "Eğer Allah dileseydi, ondan başka hiçbir şeye biz ve babalarımız ibadet etmezdik. (Onun haram kıldıklarından) başka hiçbir şeyi haram kılmazdık." dediler. Onlardan öncekiler de işte böyle yaptılar. Peygamberin üzerine ancak apaçık tebliğ vardır. 36 Muhakkak biz, her ümmete: "Allah'a ibadet edin, tağuttan kaçının" diye bir Peygamber gönderdik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti, bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde dolaşın da, yalanlayanların sonu nasıl oldu görün. 37 Sen onların hidâyetine hırslı olsan da, Allah sapıttığına hidâyet vermez ve onlar için yardımcı da yoktur. 38 Onlar yeminlerinin bütün şiddetiyle "Öleni Allah diriltmez" (diye) yemin ettiler. Hayır bu, (Allah'ın)üzerine aldığı gerçek vaaddir. Ancak insanların birçoğu bilmezler. 39 Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi açıklamak ve kâfirlerin yalancı olduklarını bilmeleri için (diriltecektir). 40 Bir şeyi (n olmasını) dilediğimiz zaman sözümüz ancak "Ol" dememizdir. O, derhal oluverir. 41 Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ahiretin mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi. 42 Onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir. 43 Biz, senden önce kendilerine vahy ettiğimiz erkeklerden başkasını Peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir (Kur’ân) ehline sorun. 44 (Biz, o rasülleri) deliller ve kitaplarla(gönderdik), onlara ne indirildiğini insanlara açıklayasın diye sana da zikri (Kur’ân'ı) indirdik. Ta ki iyice düşünsünler. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-33-44-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 17-32 Tefsiri - Ali Kucuk 23.09.2025 58хв
    *16 NAHL SÛRESİ 17-32 N070 M016 Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 17 Yaratan, yaratmayan gibi midir? Siz düşünmüyor musunuz? 18 Allah'ın nimetlerini saysanız, sayamazsınız. Şüphesiz Allah Ğafur'dur, Rahîm'dir. 19 Allah gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir. 20 Allah'tan başka çağırdıkları (tağutlar) yaratamazlar. Onların kendileri yaratılıyor. 21 (O tağutlar) ölüdürler, diri değiller. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. 22 Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Ahirete iman etmeyenlerin kalpleri İnkârcıdır. Onlar müstekbirlerdir. (Kendini büyük görenler) 23 Şüphesiz Allah onların gizlediğini de açıkladığını da bilir. O müstekbirleri sevmez. 24 Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde: "Eskilerin masalları" derler. 25 Kıyamet gününde kendi günahları tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kişilerin günahlarından da yüklenmek için (böyle derler). Dikkat et ne kötü şey yükleniyorlar. 26 Onlardan öncekiler de (Peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı da, Allah onların binalarına temellerinden (azabıyla) geldi, üstlerindeki tavan üzerlerine çöktü. Azap onlara hissedemeyecekleri yerden geldi. 27 Sonra kıyamet günü onları rüsvay eder ve der ki: "Hani uğrunda (Müslümanlara)düşman olduğunuz ortaklarım nerede?". Kendilerine ilim verilenler: "Şüphesiz rüsvaylık ve kötülük kâfirleredir" dediler. 28 Kendilerine zulmedenlerin canlarını melekler alırken, "Biz hiçbir kötülük yapmadık" diyerek teslim olurlar. Hayır. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı bilir. 29 İçinde ebedi olarak kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür. 30 (Allah'tan) sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde onlar "(Rabbimiz) Hayır (indirdi)" dediler. Bu dünyada iyilik yapanlara güzellik vardır. Ahiret yurdu daha hayırlıdır. Mûttakilerin yurdu ne güzeldir. 31 Altından ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Onlar için orada diledikleri vardır. Allah muttakileri işte böyle mükâfatlandırır. 32 Melekler iyi insanların canlarını alırken: "Selam size, yaptıklarınıza karşılık girin cennete" derler. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-17-32-tefsiri-ali-kucuk
  • Nahl Suresi 1-16 Tefsiri - Ali Kucuk 21.09.2025 58хв
    *16 NAHL SÛRESİ 1-16 N070 M016 Mekke'nin sonlarına doğru nazil olmuştur, 128 âyettir. Bal arısı anlamına gelen "Nahl" sûresi diye isimlendirilmiştir. Sûrede; arının dahi balını Rabbinin vahyi ile yaptığından, yaratılan ve yaratıacaklardan bahseder. Ayrıca Kur’ân ehline dikkatimizi çeker. Sözleşmelere ve yeminlere bağlı kalmamız emredilir. Kara ve deniz ürünlerine dikkatimizi çeker ve bunları da Allah'ın yarattığı vurgulanır. Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. 1 Allah'ın (müminlere zafer,kâfirlere azab) emri geldi. Artık onu acele istemeyin. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. 2 Kullarından dilediğine kendi emrinden bir ruh (vahiy) ile Melekleri indirir. “Benden başka İlah yoktur, benden sakının diye uyarınız”(der) 3 Gökleri ve yeri hak ile yarattı. O, onların (müşriklerin) ortak koştuklarından yücedir. 4 İnsanı nutfe (meni) den yarattı. Bir de bakarsın o, açık bir hasım kesilmiş. 5 Davarları da yarattı. Sizin için onlarda ısınmanızı sağlayan şeyler ve daha bir çok faydalar vardır. Onlardan bir kısmını da yersiniz. 6 Akşam getirirken, sabah salıverirken sizin için bir güzellik vardır. 7 Canlarınızın yarısı tükenmeden varamayacağınız ülkelere ağırlıklarınızı taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli ve çok merhametlidir. 8 Atları, katırları ve merkepleri siz binesiniz ve ziynetlenesiniz diye (yarattı). Daha bilmediklerinizi de yaratır. 9 Doğru yolu bildirmek Allah'a aittir. Ondan sapan da var. Eğer Allah dileseydi sizin hepinizi hidâyete erdirirdi. 10 Gökyüzünden size suyu indiren O’dur. Sizin için onda içecek var ve ondan içinde (hayvanlarınızı) otlattığınız ağaçlar vardır. 11 O su ile sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her çeşit meyveler bitirir. Düşünen toplum için bunda ibret vardır. 12 Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı emrinize amade kıldı. Yıldızlar da onun emriyle boyun eğdirilmişlerdir. Aklı başında olanlar için bunda ibretler vardır. 13 Sizin için yeryüzünde çeşitli renklerdekileri de yarattı (emrinize verdi), şüphesiz öğüt alan toplum için bunda ibret vardır. 14 Ondan, taze et yemeniz ve ondan, giyeceğiniz süs eşyasını çıkarmanız için denizi (emrinize) müsahhar kılan Odur. O denizi yararak giden gemiler görüyorsun. Bütün bunlar Allah’ın Lütfundan aramanız ve şükretmeniz içindir. 15 Sizi sarsmasın diye yeryüzüne dağları bıraktı, nehirleri ve yolları bıraktı ki, yolunuzu bulasınız. 16 Alametler (yarattı). Onlar yıldızlarla da yolları bulurlar. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/nahl-suresi-1-16-tefsiri https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/sets/nahl-suresi-tefsiri-ali-kucuk
  • En'am Sûresi 9-14 Tefsiri N055 M006 22.07.2025 53хв
    EN'AM SÛRESİ 9-14 N055 M006 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 9 Eğer biz onu bir melek kılsaydık, elbette o meleği de insan sûretinde yapardık da düştükleri kuşkuya yine düşürürdük. 10 Senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti. Onlardan alay edenleri, alay ettikleri kuşatıvermişti. 11 De ki: "Yeryüzünde dolaşın, sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün." 12 De ki: "Göklerde ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ın dır" de. O' kendisine rahmeti yazmıştır. Varlığından şüphe olmayan kıyamet gününde sizi muhakkak toplayacaktır. Kendilerine zarar verenler iman etmezler. 13 Gecede ve gündüzde barınan her şey Allah'a aittir. O işitendir, bilendir. 14 De ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah'tan başka yönetici dost mu edineyim? O' yedirendir, kendisi yedirilmeyendir." De ki: "İslâm'a girenlerin ilki olmakla emr olundum. Sakın müşriklerden olma." https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/enam-suresi-9-14-tefsiri
  • En'am Sûresi 1-8 Tefsiri N055 M006 21.07.2025 53хв
    EN'AM SÛRESİ 1-8 N055 M006 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile Mekke’de nazil olmuştur. 165 ayettir. Allah'a Hamd ile başlıyor. Kur’ân'ı Kerim'de beş tane sûre (Fatiha, En'am, Kehf, Sebe', Fatır) Allah'a hamd ile başlamaktadır. Bu sûrelerden anladığımıza göre bütün alemleri yaratana hamd edilir, başkalarına hamd edilmez. Yarattığını başıboş bırakıvermeyip ona bu dünya üzerinde neyi, nerede, nasıl, niçin yapacağını öğretmek için Kitabı gönderene hamd edilir. Bu beş sûre, gönderdiği kitapta hiçbir eğrilik olmayan, her çağa hitap eden, insanlar arasında ayırım yapmayan, bazılarına çıkar sağlayıp bazılarını sefil etmeyen kitabı indiren Allah'a hamd ederek başlıyor. Her Mekki sûre gibi Allah'a iman, peygamberlere iman ve âhirete iman anlatılırken, kâfirlerin mantıklı gibi görünen sapık düşünceleri kuvvetli delillerle reddedilmektedir. En'am: Etleri derileri, ve yünlerinden faydalanılan deve, sığır, koyun, keçi gibi hayvanların her yönüyle nimetlerinden yararlandığımız için bu isim verilmiştir.”Neam” kelimesinin çoğuludur.Türkçede kullandığımız “nimet” sözcüğünden türemiş, Türkçesi “davar”dır. 136138.ayetlerde En’am kelimesi geçtiği için de En’am suresi denmiştir. 1 Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve nur'u var eden Allah'a aittir. Sonra kâfirler, Rablerine (başkalarını) denk tutuyorlar. 2 O, sizi çamurdan yaratan, sonra da belirli bir süre, koyandır. Bir de O’nun katında belirli bir sûre vardır. Bundan sonra siz hala şüphe ediyorsunuz. 3 O, göklerde ve yerde tek Allah'tır. Sizin gizlinizi de açığınızı da bilir. Kazandıklarınızın hepsini bilir. 4 Rablerinin ayetlerinden bir ayet onlara geldiğinde ondan yüz çevirirler. 5 Onlara hak geldiği zaman da o hakkı yalanladılar. Kendisi ile (Müslümanları) alaya aldıkları haberler onlara yakında gelecektir. 6 Onlar görmediler mi biz onlardan önce nice milletleri helâk ettik. Size vermediğimiz şeyleri yeryüzünde onlara vermiştik. Onların üzerine bol yağmurlar indirmiştik. Altlarından akan ırmaklar kılmıştık. Ancak günahları sebebi ile onları helâk ettik ve onların ardından diğer milletleri yarattık. 7 Eğer sana, kâğıt üzerine yazılı bir kitap indirmiş olsak ve onu elleri ile tutmuş olsalardı bile yine de kâfirler: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" derlerdi. 8 "Ona bir melek indirilmeli değil miydi" dediler. Eğer biz bir melek indirmiş olsaydık, elbette hüküm verilir ve onlara da fırsat verilmezdi. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/enam-suresi-1-8-tefsiri
  • Tevbe Sûresi 1-13 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 57хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 1-13 MEALİ N113 M009 Hicretin 9 uncu yılında Medine'de nazil olmuştur. O yıl mevsiminde Mina’da Hz. Ali tarafından herkese ilan edilmiştir. Kâfirlerin münafıkların, hahamların, papazların psikolojileri bildirilmiş, müminlere kâfirlerden uzak durmaları istenmiş, antlaşmalara riayet emredilmiştir. 129 ayettir. بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 1 Kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere, Allah ve Rasülü'nden bir ültimatomdur. 2 Yeryüzünde dört ay daha dolaşınız; iyi bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakamazsınız ve Allah kâfirleri rüsvay edecektir. 3 Allah ve Rasülü'nün, müşriklerden uzak olduğunun, haccı ekber günü insanlara bir duyurusudur. Eğer pişman olursanız, bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakamazsınız. Kâfirleri acıklı azapla müjdele. 4 Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşrikler, antlaşmadan bir şeyi eksiltmeyen ve sizin aleyhinize hiçbir kimseye yardım etmeyenlerin antlaşmalarını, müddetine kadar tamamlayın. Allah mûttakileri sever. 5 Haram aylar çıkınca, (antlaşmaya yanaşmayan ve harp açan) müşrikleri, bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, hapsedin ve her gözetleme yerlerine onlar için oturun. Eğer tevbe ederler, namazlarını kılarlar ve Zekâtı verirlerse yollarını serbest bırakın. Şüphesiz Allah ğafur'dur, rahim'dir. 6 Eğer müşriklerden biri, senin yanına gelmek(yakınında olmak) isterse onu yanına al ki, Allah'ın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olduğu yere ulaştır. Bu onların bilgisiz bir toplum olmalarındandır. 7 Mescidi Haram'da antlaşma yaptıklarınızın dışında, müşriklerin, Allah ve Rasülü katında nasıl antlaşması olur? Onlar sizlere doğru davrandıkça siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah mûttakileri sever. 8 Nasıl olabilir? Eğer onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda yakınlığı da gözetmezlerdi, antlaşmayı da gözetmezlerdi. Kalpleri kaçınırken ağızlarıyla sizi memnun etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktır. 9 Allah'ın ayetlerini az bir paraya sattılar da Allah'ın yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları ne kötü şeylerdir. 10 Onlar, bir mü'min hakkında akrabalığı da antlaşmayı da gözetmezler. İşte asıl saldırgan onlardır. 11 Eğer pişman olurlar, namazı kılarlar ve Zekâtı verirlerse, dinde kardeşinizdirler. Bilen bir kavim için ayetleri açıklıyoruz. 12 Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki vaz geçerler. 13 Yeminlerini bozan, peygamberi sürgün etmeye çalışan toplumla savaşmaz mısınız ki, size karşı önce onlar başlamışlardı. Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer iman ediyorsanız, kendisinden korkmanıza en layık olan Allah’tır. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/tevbe-suresi-1-13-tefsiri https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/sets/tevbe-suresi-tefsiri-ali-kucuk
  • Tevbe Sûresi 107-119 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 1год 1хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 107-119 MEALİ N113 M009 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 107 Zarar vermek, İnkârı yaymak, mü'minler arasında tefrika çıkarmak, daha önce Allah ve Rasülüne harp açanın (yolunu) beklemek üzere mescit edinenler var. Onlar: "Bizim iyilikten başka bir isteğimiz yoktu" diye yemin ederler. Allah şahittir ki onlar yalancıdırlar. 108 Hiç bir zaman onun (zararlı mescidin) içinde (namaza) durma. İlk günde temeli takva üzerine kurulan (Kuba) mescid içinde (namaza) durman elbette daha layıktır. Orada öyle erkekler vardır ki onlar temizlenmeyi severler. Allah da temizlenenleri sever. 109 Binasını Allah korkusu ve Allah rızası üzerine kuran mı hayırlı, yoksa binasını, yıkılmak üzere olan bir uçurumun kenarına kurup, onunla cehenneme yıkılan mı daha hayırlı? Allah zalim kavme hidayet vermez. 110 Yaptıkları bina (mescid) kalpleri parçalanıncaya kadar, kalplerinde bir şüphe olarak kalacaktır. Allah bilendir, hükmedendir. 111 Allah, cennet karşılığında mü'minlerden canlarını ve mallarını satın almıştır. Allah yolunda harp ederler, öldürürler, öldürülürler. Tevrat, İncil ve Kur’ân’da hak olarak yaptığı bir (cennet) va'didir. Allah’tan daha çok sözünü kim yerine getirir? O halde onunla yaptığınız bu alışverişte sevinin. İşte büyük başarı budur. 112 Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, (oruç tutanlar) rukü edenler, secde edenler, iyiliği emr edenler, kötülüğü engelleyenler, Allah'ın sınırlarını koruyanlar, (işte bu) mü'minleri müjdele. 113 Onların cehennem yaranı oldukları, onlara belli olduktan sonra, yakınları bile olsa peygamber ve mü'minlere, müşriklere istiğfar yapması yaraşmaz. 114 İbrahim'in babası için istiğfarı, babasına verdiği söz üzerinedir. O’nun, Allah düşmanı olduğu İbrahim'e belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim yanık yürekli, yumuşak huyludur. 115 Allah, hidayete erdirdikten sonra, sakınacakları şeyleri açıklamadan, bir kavmi sapıtmaz. Şüphesiz Allah, her şeyi bilicidir. 116 Şüphesiz göklerin ve yerin mülkü Allah'a aittir. O diriltir, O öldürür. Sizin için ondan başka dost ve yardımcı yoktur. 117 Muhakkak Allah, peygamberi de afvetti; içlerinden bir kısmının kalpleri kaymak üzere iken, zor saatte ona uyan Muhacir ve Ensarı da afvetti. O, onlara çok şefkatlidir, merhametlidir. 118 (Harpten) geride kalan üç kişiyi de afvetti. Geniş olmasına rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti. Canları kendilerini sıkmıştı da, Allah’tan yine Allah'a sığınmaktan başka çare olmadığını anladılar. Tevbe etmeleri için Allah onları afvetti. Şüphesiz Allah, tevbeleri çok kabul edendir, merhamet edendir. 119 Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve sadıklarla beraber olun.
  • Tevbe Sûresi 14-27 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 59хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 14-27 MEALİ N113 M009 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 14 Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin; onları rezil etsin; onlara karşı size yardım etsin ve iman eden toplumların gönüllerini ferahlatsın. 15 Kalplerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah, Alim'dir, Hakim'dir. 16 Yoksa sizin içinizden cihat edenleri, Allah’tan, Rasülü'nden ve mü'minlerden başkasını dost edinmeyenleri, Allah ayırt etmeden bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 17 Müşriklere kendi küfürlerini görüp dururken Allah'ın mescitlerini onarmaları yaraşmaz. Onların amelleri boşa çıkmıştır. Ve onlar ebediyyen ateştedirler. 18 Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve âhiret gününe iman eden, namazı kılan, Zekâtı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar onarır. İşte hidayete ermişlerden olması ümit edilenler bunlardır. 19 (Ey Müşrikler!) Siz, hacıları sulamayı Mescidi Haram'ı ta'mir etmeyi, Allah’a ve âhirete iman eden ve Allah yolunda cihat eden gibi mi kabul ediyorsunuz? Allah katında bunlar eşit değildir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. 20 İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda malları ve canlarıyla cihat edenler, Allah katında derecesi en büyük olanlardır. İşte onlardır kurtuluşa erenler. 21 Onlara Rableri, bir rahmet, hoşnutluk ve içlerinde bol ve ebedi nimetler olan cennetleri müjdeler. 22 Orada sonsuza değin kalıcıdırlar. Muhakkak büyük mükâfat Allah katındadır. 23 Ey iman edenler, eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşı küfrü severlerse onları dost edinmeyiniz. Sizden kim onlardan dost edinirse, onlar zalimlerin ta kendileridir. 24 De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, düşmesinden korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler, size Allah’tan Rasülü'nden ve O’nun yolunda cihattan, daha sevgili ise o halde Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah fasık topluluğa hidayet vermez. 25 Şüphesiz Allah, size birçok yerde ve Huneyn gününde, çokluğunuzla böbürlendiğiniz halde çokluğunuz size hiçbir fayda vermediğinde, yeryüzü geniş olduğu halde size dar geldiğinde ve arkanızı dönüp kaçtığınızda size yardım etti. 26 Sonra Allah, Rasülüne ve mü'minlere sekinetini (güveni) indirdi. Göremediğiniz ordular indirdi ve kâfirleri cezalandırdı. İşte kâfirlerin cezası budur. 27 Sonra Allah, bunun ardından dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah mağfiret ve rahmet edendir. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/tevbe-suresi-14-27-tefsiri
  • Tevbe Sûresi 28-34 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 1год 1хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 28-34 MEALİ N113 M009 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 28 Ey iman edenler, şüphesiz müşrikler neces (pislik) dirler. Onlar, bu yıldan sonra, Mescidi Harama yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız, Allah dilerse yakında kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir. Hükmünde hikmet sahibi olandır. 29 Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve âhirete iman etmeyenlerle, Allah ve Rasülünün haram kıldığını haram saymayanlarla, hak dini ile dinlenmeyenlerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar harp ediniz. 30 Yahûdîler: "Üzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar da: "Mesih, Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleridir. Daha önceki kâfirlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin. Nasıl da döndürülüyorlar. 31 Onlar, Allah'ın dışında hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i Rab edindiler. Halbuki tek ilaha kullukla emr olunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Onların ortak koştuklarından münezzehtir. 32 Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek isterler. Kâfirler hoşlanmasalar da, Allah nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemiyor. 33 O, hidayet ve hak din ile bütün dinlere üstün gelmesi için Rasülü'nü gönderendir. Müşrikler hoşlanmasalar da. 34 Ey iman edenler, şüphesiz hahamlardan ve papazlardan bir çoğu batıl yollardan insanların mallarını yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü toplayıp da, Allah yolunda dağıtmayanlara acıklı azabı müjdele. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/tevbe-suresi-28-34-tefsiri
  • Tevbe Sûresi 35-48 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 1год 1хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 35-48 MEALİ N113 M009 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 35 O gün, bunlar üzerinde cehennem ateşinde kızdırılır ve onlarla(topladıkları haram servetle) yüzleri, yan tarafları ve sırtları dağlanır. "İşte kendiniz için topladıklarınız; topladığınızı tadınız" (denir) 36 Gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü (Recep, Zilka'de, Zilhicce ve Muharrem) haram aylardır. işte doğru (devamlı ve düzenleyici) din budur. Orada (o aylar içinde) kendinize zulüm etmeyin. Müşrikler sizinle topyekün harp ettiği gibi siz de müşriklerle topyekün harp edin. Bilin ki Allah mûttakilerle beraberdir. 37 Bu haram ayların hürmetini başka aylara geciktirmek, küfürde artış yapmaktır. Kâfirler onunla sapıtılır. Allah'ın haram kıldığını helal kılmak, Allah'ın haram kıldığı sayıyı çiğnemek için bir sene helal kılıyorlar, bir sene haram kılıyorlar. Yaptıklarının kötülüğü onlara süslendi. Allah kâfir topluma hidayet vermez. 38 Ey iman edenler, size ne oluyor ki, "Allah yolunda birlikte harbe katılın denildiğinde yere doğru ağırlaştınız. Ahirete karşılık dünya hayatına mı razı oldunuz? Dünya hayatının geçimliği, âhirete göre çok azdır. 39 Eğer birlikte harbe katılmazsanız, sizi acıklı bir azapla cezalandırır ve sizin yerinize bir başka toplumu getirir.Ona hiçbir şeyle zarar veremezsiniz.Allah her şeye gücü yetendir. 40 Eğer siz O’na (Rasüle) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmişti. Hani ikinin ikincisi iken kâfirler onu çıkarmıştı. O ikisi mağarada iken arkadaşına (Ebu Bekir'e) "Üzülme, Allah bizimle beraberdir" demişti. Allah da ona sekineyi (güveni) indirdi ve sizin görmediğiniz ordularla O’nu kuvvetlendirdi. Kâfirlerin (küfür) kelimesini alçalttı. Allah'ın kelimesi, işte o çok yücedir. Allah aziz'dir, hakim'dir. 41 Hafif ve ağır olarak topluca harbe katılın. Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihat yapın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. 42 Eğer yakın bir menfaat ve orta bir yolculuk olsaydı sana uyarlardı. ancak meşakkat onlara uzak geldi. "Eğer gücümüz yetseydi sizinle beraber (harbe) çıkardık" diye yemin edecekler. Kendilerini helâk ediyorlar. Allah biliyor ki, şüphesiz onlar yalan söylüyorlar. 43 Allah seni afvetsin. Doğru söyleyenler sana açıklanıncaya kadar ve yalan söyleyenleri bilinceye kadar onlara niçin izin verdin? 44 Allah'a ve âhirete iman edenler, malları ve canları ile cihat etmemek için senden izin istemezler. Allah, mûttakileri bilir. 45 Ancak Allah'a ve âhirete iman etmeyen, kalpleri şüpheye düşen ve şüphe içinde bocalayıp duranlar senden izin isterler. 46 Eğer (cihada) çıkmak isteselerdi onun için hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, onların katılmasını hoş görmedi, onları alıkoydu ve onlara: "Oturanlarla (çocuk,ihtiyar ve kadınlarla) beraber oturun" dendi. 47 Eğer sizin içinizde harbe çıksalardı, aranızda bozgunculuktan başka bir şeyi artırmazlardı ve sizin aranıza fitneyi sokmak için aranıza dalacaklardı. İçinizde onlara kulak verecekler vardır. Allah, zalimleri bilendir. 48 Onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve senin hakkında birçok işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemeseler de Allah'ın emri üstün geldi. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/tevbe-suresi-35-48-tefsiri
  • Tevbe Sûresi 49-59 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 56хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 49-59 MEALİ N113 M009 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 49 Onlardan bir kısmı: "Bana izin ver ve beni fitneye düşürme" der. İyi bilin ki, onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphesiz cehennem, kâfirleri kuşatıcıdır. 50 Eğer sana bir iyilik isabet ederse, onlar bozulurlar. Eğer sana bir musibet isabet ederse "Biz (savaşa katılmamakla) daha önceden tedbirimizi aldık" derler ve sevinerek döner giderler. 51 De ki: "Bize ancak, Allah'ın yazdığı isabet eder. O, bizim Mevla’mızdır. Mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler" 52 De ki: Siz, bizim hakkımızda iki güzellikten (gazilik veya şehidlikten) başkasını gözetleyemezsiniz. Biz ise, Allah katından veya bizim ellerimizle bir azabın size isabet etmesini gözetliyoruz. Gözetleyin; biz de sizinle beraber gözetleyenlerdeniz" 53 De ki: "Gönüllü veya gönülsüz infak edin, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir kavim oldunuz." 54 Sadakalarının kabulünü engelleyen: Allah'ı ve Rasülünü inkâr etmeleri, namaza tembel tembel gelmeleri ve istemeyerek infakta bulunmalarıdır. 55 Onların malları da evlatları da seni imrendirmesin. Allah, bu mallar ve evlatlar yüzünden onlara dünya hayatında azap etmek ve kâfir olarak canlarının çıkmasını ister. 56 Onlar, sizden olduklarına dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki onlar sizden değildirler. Ancak onlar, korkak bir kavimdirler. 57 Eğer sığınacak bir yer veya mağaralar veya girecek bir delik bulsalardı hemen oraya koşarak yüz çevirirlerdi. 58 Bazıları sadakalar konusunda sana dil uzatır. Eğer kendilerine verilirse hoşnut olurlar. Eğer verilmezse o zaman kızarlar. 59 Eğer onlar Allah'ın ve Rasülünün onlara verdiğine razı olsalardı ve "Allah bize yeter, yakında lütfundan Allah ve Rasülü bize de verecek ve biz Allah'a rağbet ederiz" deselerdi (daha hayırlı olurdu). https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/tevbe-suresi-49-59-tefsiri
  • Tevbe Sûresi 60-70 Tefsiri Ali Kucuk N113 M009 25.11.2024 59хв
    *9 TEVBE SÛRESİ 60-70 MEALİ N113 M009 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile 60 Allah’tan bir farz olarak sadakalar, ancak fakirlere, düşkünlere, onun üzerinde çalışan (memur)lara, kalpleri ısındırılacaklara, kölelere, borçlulara, Allah yolunda (cihat edenlere) ve yolculara aittir. Allah her şeyi bilen hükmünde hikmet sahibi olandır. 61 Onlardan bazısı peygambere eziyet ederler ve "O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır" derler. De ki: "O sizin için hayırlı bir kulakdır. Allah'a iman eder, mü'minlere inanır ve sizden iman edenler için bir rahmettir. Allah'ın Rasülüne eziyet edenlere acıklı azap vardır. 62 Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer iman ediyorlarsa Allah'ı ve Rasülü'nü hoşnut etmeleri daha doğrudur. 63 Bilmedilermi ki, kim Allah'a ve Rasülüne karşı gelirse, onun için, içinde ebedi kalacağı cehennem vardır. İşte bu büyük bir rüsvaylıktır. 64 Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin indirilmesinden korkarlar. De ki: "Siz alay edin. Allah sizin korktuğunuzu (ortaya) çıkaracaktır.” 65 Eğer onlara sorsan: "Elbette biz (söze) dalar ve şakalaşırız" derler. De ki: "Allah'la, onun ayetleri ile ve Rasülü ile mi eğleniyorsunuz?" 66 Özür dilemeyin. Siz, iman ettikten sonra tekrar kafir oldunuz. Eğer sizden (tevbe eden) bir grubu afvetsek bile, suçlu olmaları sebebiyle diğer guruba azap edeceğiz. 67 Münafık erkeklerle, münafık kadınlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emrederler, iyiliği yasaklarlar ve ellerini kapatırlar (cimrilik yaparlar) Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu (unutulmuş muamelesi yaptı.) Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir. 68 Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara ve kâfirlere orada ebedi kalmak üzere cehennemi va'detti. Cehennem onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir ve onlar için devamlı azap vardır. 69 Sizden öncekiler gibisiniz; onlar, kuvvetçe sizden daha güçlü idiler. Mal ve evlat yönünden daha çok idiler. Onlar, nasipleri kadar faydalandılar. Sizden öncekilerin nasipleriyle faydalandıkları gibi siz de nasibinizden faydalandınız. (Batıla) dalanlar gibi siz de (batıla) daldınız. İşte onlar, amelleri dünyada ve âhirette boşa gidenlerdir. İşte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir. 70 Onlara kendilerinden öncekilerin, Nuh, Ad, Semud, İbrahim'in kavmi, Medyen halkı ve Mü'tefikat’ın (Lût'un darmadağın olan kavminin) haberi gelmedi mi? Onlara peygamberleri açık delillerle gelmişlerdi. Allah onlara zulmetmedi. Ancak onlar kendilerine zulmetmişlerdi. https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/tevbe-suresi-60-70-tefsiri

Популярний у

Цей подкаст також потрапляв у чарти подкастів у цих країнах.